"Alıcınızın ayarıyla oynamayınız, bizzat en incesini yaparız.."

Kullanıcı:
Parola:

Hatırlasın mı?
Sadece Anasayfa üzerinden hızlı giriş yapılabilir.
Kayıt Ol Pano Kılavuzu



Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 6 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: 18 Mart Çanakkale Zaferi...
İletiTarih: 18 Mar 2009, 14:23 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:


Çanakkale Şehitlerine

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Avusturalya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlahi o metin istihkâm.

Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedi serhaddi;
'O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme' dedi.
Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.

Mehmet Akif Ersoy








Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: 18 Mart Çanakkale Zaferi...
İletiTarih: 18 Mar 2009, 14:25 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Bundan seneler önce Çanakkale'ye gidip herşeyi gördüğümde inanın orada kaldığım sürece göz yaşlarımı tutamadım. Öyle bir zafer ki insanların aklından kolay kolay çıkamıyor..

Varlığımızı bu vatan üzerinde sürdürmemizi sağlayan bu zaferin mimarları olan başta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve o'nun silah arkadaşlarının ruhları şad olsun.

Bu vatan size minnettardır!...


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: 18 Mart Çanakkale Zaferi...
İletiTarih: 18 Mar 2009, 15:06 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 18 Arl 2008, 14:00
İleti: 99
Cinsiyet:
Ruhları şad olsun !


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: 18 Mart Çanakkale Zaferi...
İletiTarih: 18 Mar 2009, 15:52 
Global Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Ekm 2008, 00:35
İleti: 741
Cinsiyet:
Geçtiğimiz yaz çok olmasa da bir kısmını gezmiştim Çanakkale'nin. Gördüğüm yerler gerçekten çok etkileyiciydi, duygulanmamak elde değil. O zamanki zor şartlar düşünüldüğünde inanması güç bir zafer kazanılmış. Başta Atatürk ve silah arkadaşlarının, bu zafere katkısı olan herkesin ruhları şad olsun.

_________________


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: 18 Mart Çanakkale Zaferi...
İletiTarih: 18 Mar 2009, 16:36 

Kayıt: 26 Ekm 2008, 00:20
İleti: 1127
Cinsiyet:
çok ufakken gezmiştim ama bir halt hatırlamıyorum ne yazık ki... hayatımız 7/24 meşguliyete girmeden adamakıllı bir ziyaret şart...

dünya savaş tarihini iyi bilmem ama Çanakkale Savaşı'yla ilgili okuduğum ve güvenilir olduğunu düşündüğüm kaynaklarda,bu destanın eşi benzeri görülmemiş bir süreç olduğu belirtiliyordu... o kadar çok detay var ki her biri bu düşünceye örnek teşkil ediyor bence... tabii bu detayla dinci medyanın ve kalemlerin buyurduğu gibi salt allah'ın verdiği iman gücüyle olmadı... onlara göre mustafa kemal'in başarıları falan hep hikaye... taktik,güç,kuvvet hepsi yalan.. gaza geldik,ilahi güç,huuu falan vesaire... elbetteki o devirlerde din büyük bir birleştirici güçtü... hatta kurtuluş savaşı'nda bir cuma namazının resmi vardır ki gerçekten etkileyici... ama işin gerçeğini gerçek tarihçilerin yazdıklarından öğrenince daha iyi anlıyorsunuz bu destanın büyüklüğünü,kudretini...

bugüne kadar bu savaşla ilgili şöyle dillere destan bir film,dizi vs yapılamadı ya ona yanarım ben... yazık...

tüm gazilerimiz,şehitlerimiz,cephe gerisinde bekleyen analarımız,babalarımıza minnet borçluyuz... yahu bir de insan tüm bu mücadele sonucunda düşmanın sonra elini kolunu sallayarak istanbul'a girmesine ayrı deliriyor... neyse şimdi damatferit,vahdettin,alikemal,enver vs muhabbetlerine girmeyeyim... off...

tüm kahramanlarımızın ruhları şad olsun...


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 18 Mart Çanakkale Zaferi...
İletiTarih: 19 Mar 2009, 22:32 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 05 Tem 2008, 14:20
İleti: 446
Konum: İzmir
Cinsiyet:
Bende ilköğretim 6.sınıf veya 7.sınıfta gitmiştim ne zaman olduğunu tam hatırlamıyorum okul gezi düzenlemişti hayal mayal hatırlıyorum nasıl biryer olduğunu gerçekten çok etkileyici ve güzeldi gidipte ağlamamak hüzünlenmemek mümkün değil herkesin gitmesini tavsiye ediyorum,seneye 18 Mart'ta Çanakkale'ye bir daha gitmeyi düşünüyorum..


_________________


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 6 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ DST ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Git:  
cron
who's online
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO


Valid XHTML 1.0 Transitional