Bu hafta güzel bir şeyler olacaktı, içimde bir his vardı! Meğer liderlik bu haftasonuna kısmetmiş

Sivas'tan önce oynasak olmuyordu, sonra oynasak yine olmuyordu, demek aynı anda oynamak lazımmış!
Şimdi geçen hafta yazdıklarımdan sonra fazla döneklik yapmak istemem, kaçmış olan hevesimiz lider olmamızla bir nebze yerine gelmiş durumda, ama bu çarşamba günü kupa finalinde Fener'i yenemezsek gerçek anlamda mutlu olamayacağız.. Ama o maçta hesabı kapatırsak o dakikadan itibaren kimse tutamaz Beşiktaş'ı
Bir de kaybettiğimiz derbinin üzüntüsüyle konuşurken atladığımız bir nokta vardı, yukarıdaki takımları yenememek konusu.. İyi de o yukarıdaki takımlar da aşağıdakileri yenemiyor!

Misal Belediye, herkese çelme taktı, en sonunda Sivas'ı tepetaklak etti bir anda, ama biz bu adamlardan 2 maçta 4 puan aldık, veya ne bileyim herkesin takıldığı Eskişehir, Gençlerbirliği, Kocaeli gibi takımları ikişer maçta da yendik.. Bu sayede şu anda lideriz.. Bunu da küçümsememek lazım.. Tabii dürüstçe konuşursak tercihimiz olmaz bu, asıl rakipleri yenmenin gururu başka olur, ama alt tarafa karşı başarılı olmadan şampiyonluk kazanılmıyor, bunu bir kez daha görüyoruz bu sezon..
Bugünkü maça iyi başladık, maç boyunca da kontrolü elinde tutan taraftık.. Ben Delgado'suz başlarız diye düşünüyordum, ama hem Yusuf-Delgado, hem Ernst-Cisse ikilisini sürdü sahaya Hoca, iyi de yaptı.. 2. yarı için kulübüde bulundurmayı asla ihmal etmediği sağlam kozu olarak da Tello'yu seçti.. Ve o Tello 2-1 öndeyken, korkudan altımıza etmek üzereyken, 5 dakikada 2 gol kazandırdı bize
İlk golü bulan taraf olmak çok iyi geldi bugün takıma, Yusuf ve Tello ile birlikte bizi şampiyonluğa taşıyan adam olarak gösterebileceğim Holosko, büyük bir yıldız olduğunu kanıtlayan bir futbol oynadı yine ve kendisine yakışan kalitede bir gol attı.. Delgado bu golde verdiği güzel pas dışında malesef sahada yoktu yine.. Seviyorum bu adamı, ama çoğunlukla hayal kırıklığı

Daha iyisini bulup göndermemiz gerekiyor seneye..
2. yarı Gökhan Zan'ı oyuna girmesinin şokuyla ve Üzülmez'in kaç yapayım derken göz çıkarması sonucu yenilen golle başladı.. Zaten bu iki adamdan bir kurtulursak sezon sonu oh çekicem! Aslında Sivok sarı görmese Gökhan'ı almazdı, lakin Zapo ne güne duruyor, bizim bilmediğimiz neyi biliyor da bu adamı oynatmıyor Mustafa Hoca, bir anlayabilsek.. Neyse ki Gökhan istese de yakamadı bugün takımı, her zaman iyi ki varsın dedirten Toraman'ın sayesinde komadan çıktık, tam zamanında geldi gol.. Ofsaytla alakası yoktu, Cisse pasif ofsayttı zira.. Bu golden önce Rüştü çok önemli bir top çıkararak galibiyette önemli rol oynadı..
Elbette skor aldatmamalı, maçı izlemeyen biri rakibi sürklase ettiğimizi sanır ama işin aslı yine sıça sıça kazandığımız bir maç oldu, kalan maçlarda da rahat alacağımız bir maç olacağını sanmıyorum zaten..
Adet üzerine maçın en iyilerini de yazayım kendimce; Holosko, Ernst, Cisse, Toraman ve tabii ki Rüştü.. Yetersiz kalanlar, İbo, Ekrem ve tabii ki Gökhan!
Artık 3 maç kaldı, averaj olarak da 1 gol öne geçtik.. Ama işi şansa bırakmamak şart, en zor aşama da haftaya olacak bence, Sivas'ın maçını cumartesiye koymuşlar, o gün Hacettepe'yi yenecekler ve biz pazar günü çok stresli bir A.Gücü maçına çıkacağız.. Onlar da düşmemeye oynuyor, zaten bize düşmanlar, zor maç olacak.. Ama yeneceğiz, yenmek zorundayız, bu saatten sonra kayıp olamaz..
Haydi Kartalım, gel bu sene son verelim dertlere...