Eveet nihayet bilgisayarımın başına oturma fırsatını bulabildim.. Dün akşam yıllardır hayalini kurduğum "sevgiliyle maça gitme, dolayısıyla iki sevgiliyi birden idare etme" fantezimi gerçekleştirdim nihayet

Yalnız kızcağız bir gol göremedi ya ona yanıyorum

Birçok maçta ilk yarı sahada yok Beşiktaş.. Birkaç haftadır böyleydi ve çoğunlukla 2. yarı ezici üstünlük kurup yetecek sonucu alıyorduk, ama bir yerde şansımızın yaver gitmeyeceği belliydi, bu da bursaya denk geldi.. Henüz ikinci yarının ilk dakikasında Holosko karşı karşıya kalıp atamadığında içime bir korku düştü, ulan dedim bu pozisyon yüzünden maç gider mi diye, son dk'ya kadar da içimden gitmedi o lanet olası his ve malesef öyle oldu..
Şimdi düşünelim, maçı kazanmak için hangi fırsatlar oluşmuş....
İbrahim Toraman o aptal kırmızı kartı görmeseydi... (zaten bir tane akıllıca atılan adamımız yokki hepsi salak gibi atılıyorlar!)
Veya hakem Toraman'a ilk sarıyı gösterdiği pozisyonun kopyasında penaltımızı yemeseydi...
Veya 2. yarının başında Holosko o çok net pozisyonu kaçırmasaydı..
Veya Tello ikinci yarı çıkmasaydı... Sahi kimse konuşmuyor o konuyu, Tello sakatlandı falan da benim mi haberim yok? Takımın oyun kurucusu Tello yahu, çok şaşırdım çıkmasına, oynasaydı 2. yarı çok daha fazla pozisyon bulur, birini de atardık belki..
Bence takımın bu maçta en etkisiz isimlerinden olan, yinede 11'den kesilmemesi gereken Ekrem kaçırdığı gol var bir de, en rahat pozisyonumuz.. Orda düzgün vursa ve gol olsaydı...
Hepsi olmadı, son dk -ki biliyordum son dk bir gol fırsatının olacağını, ya atacaktık ya öyle bitecekti, bunu da hissetmiştim- Serdar'ın harika ortasında Bobo kendisinden beklendiği şekilde zımba gibi vurmasına rağmen kaleci üstüne gelen topu zar zor çıkaramasaydı, o lanet top girseydi içeri...
İşte o zaman 10 kişi kalmış Beşiktaş'ın bursayı eze eze yenmesine hiçbir şey engel olamayacaktı..
Bir de bursa açısından bakalım olaya..
İlk yarı Rüştü'nün çeldiği ve ardından iki kez direkten dönen top gol olsaydı... O kadar!
Başka hiçbir şey yok bursa adına, diğer pozisyonlar için tehlikeliydi diyen tehlikeli atak görmemiş! bursanın bu maçtaki oyununu izleyince bir kez daha şükrettim Ertuğrul'dan kurtulmamıza.. İyi insan olabilir, efendidir, asla bir yamuğu olmayacaktır vs. vs. Ama ben önce yaptığı işlerle değerlendiririm bir adamı ve Ertuğrul malesef büyük hoca statüsüne yükselemeyecektir hiçbir zaman.. 10 kişi kalmış Beşiktaş'a karşı maçın en az 15 dk'sını kendi yarı sahalarında top çevirerek, üstümüze gelmeye korkarak oynadılar.. Bizde yenilgi korkusu olmasa, "ha beraberlik ha mağlubiyet" durumunda olsak ne yapar ne eder üstlerine gider, deli gibi pres yapar, 1 tane de gol atardık.. 10 kişi kalmasak yine yapardık bunu.. Ama şampiyonluk yolunda akıllı oynamak lazım ve bu maçta risk alıp kaybetsek, o 1 puan şampiyonluğu gitmesine neden olabilirdi.. O yüzden Mustafa hoca gene yapması gerekeni yaptı diyorum.. Sadece Tello'nun çıkmasını anlayamadım, hataydı bence.. Yusuf da 11'de başlamalıydı, herhalde yedeklerde elle tutulur bir kozum olsun diye oynatmadı onu, ama 10 kişi kalmak her türlü planı bozar futbolda.. Nitekim eksik kalan takımda Yusuf'un girmesi de büyük etki yaratamadı, yine de Yusuf bulduğu bir pozisyonunda havaya dikmek yerine düzgün vursa işi bitiren yine kendisi olacaktı..
Hakeme biraz değinmek istiyorum, aslında hiç istemiyorum ama sussam gönül razı değil, konuşsam tesiri olmasa da içim rahatlar!

Herhalde ligde uzun haftalardır bu kadar maçın içine eden bir hakem görmedim.. En sevmediğim hakem tipi bu, maçın oynanmasına izin vermeyen, akışın içine eden.. Hayır efendim maça gittim diye gaza gelmiş değilim, kırmızı karta da bişey demiyorum, ama aynı pozisyonda bizim penaltımızı vermezsen o zaman dur deriz işte! (Erman şerefsizi ikisine de doğru karar demiş!! Ulan hadi hakem göremedi, sen her açıdan oynatıyorsun uğurcuuna, hala nasıl böyle bir yorum yaparsın? Sebebi belli gerçi, o.ç. olduğun için! İnşallah kupayı alırsak senin bir tarafına sokucaz onu!)
Herşey bir yana hakemin maç boyunca bursa'ya tek kart vermemiş olması rezaletin daniskasıdır.. krts'nin hakem hakkındaki yorumları da tam beklediğim gibi!

durmak yok kardeşim, aynen devam

lafı açılmışken, biz o "ayağa kalkın erkek gibi oynayın" tezahuratını Ertuğrul'a özel değil, İnönü'ye gelip karı gibi yerden kalkmayan her takıma yapıyoruz, defalarca oldu.. Siz de aynısı yaparsanız İnönü'ye geldiğinizde, aynı muameleyi görürsünüz

Biraz da oyuncuları yorumlayalım, takımın en iyisi Gökhan Zan'dı

Evet bu kadar yerin dibine soktuğum adam, helal olsun dedirtti.. Bu demek değil ki Gökhan Zan'ın bizi haftaya Eskişehir'de yakmaması garantidir.. Bana göre hala takımdan gitmesi gereken ilk oyuncu, ama böyle oynasın, şampiyonlukta katkı sağlasın, başımızın üstünde yeri var..
Nobre'yi çok aradık, takımın yarısı değil, ama çok önemli bir parçası.. Korkarım ki sakatlık ciddiymiş, fener maçına belki yetişir diyorlar

Bobo bu haldeyken çok arayacağız yine.. Sezon sonu Bobo'ya iyi bir teklif gelirse yollayıp daha iyisini almamız şart, hatta Batuhan dönmeyecekse iki tane forvet lazım.. İnşallah Nobre'yi elden kaçırmak gibi bir salaklık yapmazlar..
Cisse'nin yokluğu da Ernst'i etkiledi.. Ne kadar övsek de Mustafa hocayı eleştirmek durumundayız bu noktada.. Ama işte diyorum ya, kırmızı kart görülen bir maçta hocanın yaptıklarını ona göre değerlendirmek lazım.. Biz eksik kalmasak 2. yarı Yusuf'u, Cisse'yi, Serdar'ı soktuğu zaman bursa direnemeyecekti bile, önceki maçlar gibi işi bitirecekti.. Ama işler her zaman planlandığı gibi gitmiyor..
Toraman'a diyecek laf bulamıyorum, bu kaçıncı takımına ihaneti.. İyi niyetinden zerre şüphem yok ama umrumda değil kardeşim niyet falan, oruç tutmuyorsun futbol oynuyorsun! Niyetin değil ne yaptığın önemli, böyle hayati bir maçta profesyonel bir oyuncu öyle voleybolcu gibi elini kaldırıp çıkmaz topa.. Toraman'ı çok severim ama üzülerek diyorum ki, iyi bir teklif gelirse onun bile satılmasından yanayım..
Vega'nın söylediklerinin çoğuna katılıyorum bu arada, ama Gs hakkında görüşlerine katılamayacağım, onların maçlarını izlemediği çok belli

Şu an trabzon bile daha çok korkutur beni cimbomdan.. Sivas ise şaka maka en ciddi rakibimiz oldu, takdir etmemek elde değil.. Hala eminim birkaç puan daha kaybedeceklerinden, belki biz de kaybedicez ama işi son haftaya bırakmak istemiyorsak artık kayıp olmamalı.. Haftaya eskişehir maçı şampiyonluğun kilit maçı olacak, inşallah 27 sene önce şampiyonluğu getiren tarihi maçta olduğu gibi yine alnımızın akıyla ayrılırız ordan..
Bu hafta Beşiktaşım eksik kalmasına rağmen rakibini ezen futboluyla şampiyon olacağını cümle aleme ispat etti diye düşünüyorum.. İnanıyorum ki yüzümüz kara çıkmayacak bu sene...