"Alıcınızın ayarıyla oynamayınız, bizzat en incesini yaparız.."

Kullanıcı:
Parola:

Hatırlasın mı?
Sadece Anasayfa üzerinden hızlı giriş yapılabilir.
Kayıt Ol Pano Kılavuzu



Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 62 ileti ]  Sayfaya git 1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Kırmızı Işık
İletiTarih: 31 Ekm 2008, 16:18 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Saat sabah 08.00 .

Hafta içi.

Bogaz Köprüsü'nün en yogun oldugu saatler.

Trafik zaten adım adım ilerliyor.

Sonra birdenbire trafik tamamen duruyor.

Hiç ilerleme yok.

Kontak kapatanlar, arabadan inip 'ne oluyor' diye bakanlar, umudunu

kesip kahvaltı sofrasını yanındaki koltuğa kuranlar var.

Peki niye duruyor

Boğaz Köprüsü trafigi?

Kaza mı var?

Hayır yok.

Köprüye intihar için çıkmıs birisi mi var?

Hayır.

Kendi parasıyla yaptırdıgı köprüden üste para vererek geçen

halkımız,

birden bire bilinçlenip kontak mı kapattı köprü üstünde?

O da değil.

Peki o zaman niye duruyor köprü trafigi haftada bir iki kez bu

saatlerde?

Çünkü tam o saatlerde Başbakan Tayyip Erdoğan, Üsküdar'daki evinden

Dolmabahçe'deki ofisine gitmek üzere yola çıkıyor.

Beyefendi geçerken tüm yollar kesiliyor.

Tüm kavsaklar durduruluyor.

Trafik ısıklarına ve kurallarına riayetzaten yok. Neden?

Çünkü Başbakan geçiyor.

Geçtiğimiz hafta perşembe günü sabah saatleri.

Aksu-Antalya arasındaki ana yol.

Anamur'dan aldığı muzları kamyonuyla Kemer tarafına götüren Rıfat Dayı,

kırmızı ısıkta duruyor.

Birden yanında tepesinde lambaları yanan arabaların durduğunu

görüyor ve irkiliyor.

-"Yanlıs bir sey mi yaptım acaba?" diye düsünüyor.

Tepesi lambalı arabalar biraz ilerleyince, tam yanına siyah kocaman

bir Mercedes geliyor ve duruyor.

Söyle camdan egilip bir bakıyor ve gözlerine inanamıyor.

Mercedes'in camından kendisine gülümseyerek bakan adam,

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer.

Kamyoncu Rıfat Dayı ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer,

Havaalanı- Antalya yolunda kırmızı ısıkta birlikte duruyorlar.

O gün düzenlenen Türk Dili Konusan Ülkeler Devlet Başkanları 8.

Doruk Toplantısı'na katılmak üzere Antalya'ya gelmis Sezer.

Havaalanından Talya Oteli'ne gidene kadar, tam 8 kırmızı ısıga takılıyor

ve hepsinde de duruyor.

İstanbul Valisi Sirkeci'den arabalı vapura binecek diye vapura binmiş

arabaların indirildiği bir ülkede, Ahmet Necdet Sezer bu yüzden en

sevilen devlet adamı.

Yazık ki bir dönem daha Cumhurbaskanı olamıyor ve yazık ki

politikaya girmek istemiyor. Kamuoyu arastırmaları falan hikaye.

Soruyorlar ya,

"Tayyip cumhurbaskanı olsun mu olmasın mı?" diye.

Kırmızı ısıga bakmak lazım kimin cumhurbaskanı olup olmaması

gerektigini anlamak için. Uzun uzun tartısmaya gerek yok.


Nihat SIRDAR

http://www.kadirkalemci.com/kirmizi_isik.html

----------------------------------------------

Nihat Sırdar'ı susturmak isteyen onlarca insan var bu ülkede, her yazdığı, her söylediği sözden dolayı onlarca mahkeme açılıyor hakkında ancak o ne vazgeçiyor ne de gerçekleri unutup yalan yanlış yazıyor çiziyor.. O Atatürk Devrimlerini çok iyi anlamış, kavramış ve bunu uygulayan bir insan, kendisi 15 seneyi aşkın radyo programcısı. Bu zaman zarfı içinde gazete, internet gibi basın yayın organında yazılar yazdı.. Şimdi Alem FM'de sabah ve akşam programlar yapmakta, dinleyin ve dinletin..

Yazıya gelirsek, Nihat Sırdar herşeyi çok güzel açıklamış fazla söze gerek yok sanırım, diğer yorumlar sizin..





Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Kırmızı Işık
İletiTarih: 01 Kas 2008, 00:24 
Global Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Ekm 2008, 00:35
İleti: 741
Cinsiyet:
Yazıya tamamen katılıyorum. Ahmet Necdet Sezer gibi kaliteli bir insan bundan sonra bir daha zor gelir o mevkiiye. Tersini olmasını diliyoruz ama...
"... Ahmet Necdet Sezer bu yüzden en sevilen devlet adamı." Bu söz değerini bilmeyenler için pek geçerli değil sanırım, hatta kötülemek için tonla bahane arıyorlar.

_________________


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Kırmızı Işık
İletiTarih: 01 Kas 2008, 03:40 

Kayıt: 26 Ekm 2008, 00:20
İleti: 1127
Cinsiyet:
Anayasa kitapçığını Ecevit'in kafasına fırlatmış amaaaaaaaaaaaaaaaaa...
Kriz O'nun yüzünden çıkmış amaaaaaaaaaaaaaaa...


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kırmızı Işık
İletiTarih: 17 Kas 2008, 16:42 
İsim Baba'mız
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Ekm 2008, 12:30
İleti: 45
Konum: İnce Ayar Enstitüsü
Cinsiyet:
Hepimiz çok hemfikiriz birçok konuda. Sanki bir körler sağırlar ağırlama durumu oluyor istemesek de.

Keşke Genç Siviller Hareketi'nden birkaç iktidar yalakası arkadaşımız da bizimle beraber olsaydı. Üff :(

_________________
Ne sağ, ne sol, ne milliyetçi, ne devrimci, ne siyasi, ne dinsel, ne töresel...
Sadece Vatandaşlık Hakkı...
555K: 5. ayın 5. günü saat 5'de Kadıköy'de...


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Kırmızı Işık
İletiTarih: 17 Kas 2008, 17:00 
Global Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Ekm 2008, 23:56
İleti: 1053
Cinsiyet:
ben diyorum zaten, bize düşman lazım.. :mrgreen:

_________________
2008/2009 Sezonu Şampiyonu BEŞİKTAŞ: http://vimeo.com/5415611


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Kriz ve sincap ( Nihat Sırdar )
İletiTarih: 20 Kas 2008, 17:07 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Bir banka müdürü arkadaşımla konuştum...

“Sadece geçen hafta 12 arabaya icra yoluyla el koyduk” dedi...

Türkiye’nin en büyük ihracat kalemi otomobil...

Gelir rekorları kırıyor devlet bu

fabrikalardan aldığı vergilerden...

Şimdi o fabrikalar işçi çıkarmaya başladı...

Hepsi 10-15 gün üretime ara veriyorlar.

Dubleks evi olanlar evi ikiye bölüp kiraya veriyorlar...

Yeni evliler kiradaki evlerini kapatıp aileleriyle birlikte oturmaya başladılar.

İşsiz sayısı eylül ayında resmi rakamlara göre 3 milyon olmuş...

Ekimde, kasımda işten çıkarılanlar bu rakamlara dahil değil...

Eminönü sobacılar çarşısında hareketlilik artmış...

Millet doğalgazını iptal edip oduna, kömüre dönüyor.

Borsa 5 yıl öncesine döndü...

Bankalar kredi verdiklerini geri çağırıp kredileri kapatmalarını istiyorlar.

Esnaf ayaklanmış kepenk kapatıyor...

Alışveriş merkezleri satılmaya başladı...

Siftah yapıp dükkanını kapatabilen şükrediyor.

Başbakansa Amerika ve İsviçre gezisinden dönüşte Esenboğa’da açıklama yapıyor;

“Ülkemizde anlatıldığı gibi bir kriz yoktur”

Nasıl anlatsak Sayın Başbakan’a krizi acaba?

Beyaz Saray’ın bahçesinde sincaplarla oynaması belli ki iyi gelmiş Tayyip Bey’e...

Krizi görmemek için bizde mi sincaplarla oynasak ne yapsak?


--------------------------------------------------------------------------------


Deprem ümük sıkar mı?

Türkiye’nin krizden kurtulabilmesi için gerekli para 20-25 milyar dolar... Yabancılar öyle diyor...

Ümüğümüzü sıktırmayacağımız IMF’den istememiz gereken para bu yani.

Bir seferde vermiyorlar bu parayı tabii...

Beşe ona bölüp her taksidinde kırk dereden su getirtip, herbişeyi denetleyip kredinin o dilimini öyle serbest

bırakıyorlar.

2 milyar dolar için kırk takla atıyoruz anlayacağınız her seferinde...

Değil ümüğümüzü, heryerimizi sıkıyorlar yani.

2 milyar dolar için bu eziyeti çeken ülkemizde meydana gelmesi neredeyse kesin büyük Marmara depreminin maliyeti kaç para peki biliyor musunuz?

40-60 milyar dolar...

Peki İMF’den 20 milyar dolar almak için her türlü fedakârlığı yapan hükümetimizin bu zararı önlemek için bir çabası var mı?

Yok...

Peki biz 1999 yılından beri özel iletişim vergisi, zırt vergisi, pırt vergisi adı altında deprem sonrası konulan vergileri ödüyor muyuz?

Evet ödüyoruz...

Nereye gitti bu paralar?

Depreme hazırlık için mi harcandı acaba?

Eğer öyleyse ne yapıldı mesela öğrenebilir miyiz?

Benim bildiğim İtalyan bilim adamlarının bila bedel verdiği deprem araştırma istasyonlarına takılacak 3 kuruşluk sensörlere bile para vermedi bu devlet.

Bu sensörleri versinler diye İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden randevu isteyen Naci Görür Hoca’yı sallamadılar bile...

Kadir Topbaş tenezzül edip toplantıya gelmedi...

Şimdi global kriz var diye IMF’den 20 milyar dolar istiyoruz.

Memleket başımıza yıkılınca kimden nasıl isteyeceğiz acaba 60 milyar doları?

O zaman da ümük delikanlılığı yapabilecek miyiz?

AKŞAM



------------------------------------------------------------------------------

Hamdolsun kriz bizi teğet geçti.. :D Ayrıca başbakan'ın geometri bilgisinede hayran kaldım.. :mrgreen:


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Dokunma yanarsın ( Nihat Sırdar )
İletiTarih: 24 Kas 2008, 18:47 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Yırtıyoruz kendimizi yıllardır...

Kaldırın bu dokunulmazlıkları diye.

Her seferinde aynı teraneyle

geçiştiriyor hazretler bu istekleri.

Yok önemli olan tüm dokunulmazlıkların kaldırılmasıymış, yok vekiller fikirlerini özgürce belirtebilmek için falan filan...

Demagoji derler buna...

Halk arasındaki ismi geyiktir.

Bakın neden milletvekillerine dokunulmazlık verilmemesi gerektiğini söylüyoruz;

Mersin AKP Milletvekili Ali Er’in oğlu arabasıyla çarparak birini öldürüyor.

Babası hemen oğlunu indiriyor arabadan ve gelen trafik ekiplerine “Ben kullanıyorum” diyor...

Neden?

Çünkü vekil ya...

Ceza alması mümkün değil.

Ama bakın Allah’ın işine ki o sırada oradan geçmekte olan jandarma arabayı vekilin oğlunun kullandığını görüyor ve savcılığa gidip doğruları söylüyor.

Vekil Ali Er için yalan beyandan fezleke hazırlıyor savcılık...

Ama hangi fezleke sonuca ulaşmış bugüne kadar?

Bu da yalan oluyor ve takipsizlik kararı veriliyor...

Oğluna ne oluyor peki?

Bir can aldığı ve yalan söylediği için mahkeme 2 yıl hapis veriyor...

Ve ne hikmetse o ceza da 12 bin YTL para cezasına dönüyor...

Yaşasın Türk adaleti durumu yani.

Şimdi anladınız mı

milletvekillerine dokunulmazlık vermek neden sakıncalı...

Çünkü o vekiller Türk halkının vekilleri...

Tıpkı Türk halkı gibi başlarına bir şey geldi mi ilk önce o sıfatı kullanırlar...

O nedenle bütün dünyada olsa bile dokunulmazlık ilk önce bizde olmamalı.



--------------------------------------------------------------------------------



Öğretmenim garibim benim...

Bir dönem televizyon için bir belgesel hazırlıyorduk... Dere tepe geziyorduk memleketi...

Sonra programın sponsoru baktı ki televizyon kanalı bu programı her hafta gece 2’de yayınlıyor, vazgeçti sponsor olmaktan...

Yattı tabii bizim iş.

Malum televizyon kanalları böyle işler yerine dizilere yatırıyor paraları...

Ama çok büyük tecrübe oldu bizim için.

Doğu’nun bir köyüne gittik bir seferinde çekim için...

Su yokmuş köyde.

Nereden taşıyorsunuz diye sordum “10 kilometre öteden” dediler.

“Zor olmuyor mu” diye sordum...

Ahırlardaki tahtaların üzerine kar taşıyorlarmış, hayvanların sıcağından karlar eriyince o suları kullanıyorlarmış bulaşık, banyo için.

Peki okul dedim...

Derme çatma bir bina gösterdiler...

Tuvaleti yamaçta.

Öğretmen yapmış zaten onu da...

Çukur kazmış derme çatma kulübenin içine, çukura yapınca hacetini çocuklar yardan aşağı gidiyor...

Oturduk sohbet ettik öğretmenimle...

Sonra akşam oldu baktım Atatürk büstüne gitti bir şeyler yapıyor.

“Ne yapıyorsun öğretmenim” dedim?

“Söküp büstü eve götürüyorum her akşam. N’olur n’olmaz” dedi...

Daha ne öğretmenler tanıdım sonra...

Öğrencileri için canını dişine takan gencecik insanlar...

Biraz daha iyi eğitim alsınlar diye bu dandik eğitim sisteminin içinde didinen savaşçılar onlar.

Ve bugün onların günü...

Her biri kredi kartı taksitlerini nasıl ödeyeceklerini düşünen

İkinci işine okulunun saatlerini uydurmaya çalışan insanlar.

İnsan eğiten insanlar onlar...

Yok mu aralarında çürük elmalar?

Elbette var.

İşte onlar da iyi eğitilmemiş olanlar...

O nedenledir ki bizim elimizden geleni yapmamız lazım çocuklarımızı daha iyi eğitsinler diye...

Çünkü o çürük elmaların eğittiği çocuklar, ileride büyüyüp Hüseyin Üzmez olabiliyor başımıza.

İki öğretmenin okullarının ismi var aşağıda...

Çocuklarına daha iyi eğitim verebilmek için tepegöz veya projeksiyon cihazı istiyorlar.

Vardır belki şirketinizde kullanmadığınız bu cihazlardan.

O zaman bu Öğretmenler Günü’nde daha iyi bir hediye olabilir mi onlar için...

Size zahmet...

Bir el atalım ve geleceği değiştirelim hep beraber...

Bursa Züferbey Yatılı İlköğretim Bölge Okulu

Sosyal Bilgiler Öğretmeni Baha Yılmaz 0 224 613 16 46

Eskişehir Taşköprü İlköğretim Okulu

Müdür Öğretmen Yağmur Çakmak

AKŞAM


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Cukkabüs... ( Nihat Sırdar )
İletiTarih: 27 Kas 2008, 14:40 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Ambulans acı acı sirenlerini çalıyor diğer arabalar yol versin diye... Arabalar yol vermek istiyor ama veremiyorlar...

Çünkü kaçabilecekleri yer yok.

Sağa doğru yanaşayım, emniyet şeridinden gideyim diyor ambulansın şoförü...

Emniyet şeridi yok.

Burası ara sokak değil...

Alelade bir cadde hiç değil...

Bu yolun adı E-5.

Uluslararası karayolları haritalarında kodlu bir şekilde yer alan bir otoyol aslında.

Yani otoyolmuş zamanında.

Giderek şehir içinde kalmış...

Şehir içinde kalınca da yolun sorumluluğu belediyeye geçmiş..

Belediye de n’apalım n’apalım diye düşünmüş, dünyada sadece çok ama çok geniş yolları bulunan ve arazi yapısı engebeli olmayan şehirlerde kullanılan bir sistemi kurmaya karar vermiş...

Bu sisteme de “Metrobüs” adını vermiş.

Her gün 600 yeni aracın yola çıktığı, var olan yolun zaten yetmediği bir yolu daraltarak bir toplu taşıma sistemi yaratma fikri böylece dünyada ilk kez İstanbul’da uygulanmış...

Diyorlar ki “Metrobüs devrimdir.”

E-5’te ilerlemeye çalışan ambulansın içinde tıkılı kalınca ne diyeceksin peki yolun ırzına geçen bu devrime?

Metrobüs İstanbul gibi bir şehirde uygulanacak en yanlış iştir...

Hiçbir şehir yöneticisi var olan yolunu azaltmaz...

Eğer toplu taşıma yapacaksa bunu ya yerin altından yapar ya üstünden.

Toplu taşımayı teşvik etmek için arabasıyla yola çıkanı eşek yerine koymaz.

Çünkü o arabayla yola çıkan vatandaş, o arabanın da kullandığı yolun da vergisini seve seve ödemektedir

Hadi hepsini bir kenara bıraktık...

Şunu sormaz mı insan;

“İçinde kameralarla şov yaptığınız o uzun metrobüslere ne oldu?”

Hani Hollanda’dan alınan araçlar...

Hani daha ilk gün trafiğe çıktığında geri dönmesi gereken yerde dönemeyince trafiği birbirine katan uzun otobüsler.

Tanesi 1 milyon 300 bin Euro’dan aldık mı bu araçları?

Aldık...

Kaç kişi taşıyacaktı peki bunlar?

224...

Sonradan alınan Capacity’lerin fiyatı kaç para?

400 bin Euro...

Kaç kişi taşıyor?

193...

Yani aradaki 31 kişi için ödediğimiz rakam kaç para?

900 bin Euro...

50 tane sipariş verdik...

Etti mi sana aradaki fark 45 milyon Euro...

Ne oldu peki bu orijinal metrobüsler?

“İstanbul koşullarına uygun olmadığı anlaşıldı.”

İETT’nin açıklaması böyle.

Peki birader bunlardan 50 tane almadan denemediniz mi İstanbul koşullarına uygun olup olmadığını?

Hayır denememişler...

Şimdi İETT garajlarında ellerinde patlayan bu araçların şanzımanlarını ve aktarma organlarını değiştiriyorlarmış...

Onun için ne kadar ödeyecekler kimbilir.

Yani uygulamasındaki sakatlıkları bir kenara bırakın, alırken bile tutar hiçbir yanı yok bu işin...

Hadi biz anlamıyoruz bu toplu taşıma işinden...

Şehircilik uzmanları diyorlar ki “Madem böyle inşaat yapılacak bir alan vardı ve yerin altından gitmek zahmetli geldi, o zaman dikseydin direkleri E-5’in üstünden tek ray üzerinden giden sistemi kursaydın.”

Demek ki o sistemden indirilecek 45 milyon Euro yokmuş...

AKŞAM


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Cukkabüs... ( Nihat Sırdar )
İletiTarih: 28 Kas 2008, 14:17 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Aylardır kontörsüzlükten kıvranıyorum bilmiyormusun? :)

Valla dinleyin işte, sadece sana demiyorum herkese şiddetle tavsiye ediyorum daha ne duruyorsunuz.. :D

Ayrıca bugün burada gösterisi var istersen gel senide götüreyim..


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Cukkabüs... ( Nihat Sırdar )
İletiTarih: 29 Kas 2008, 13:19 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Mail atında gelsin sizin orayada.. :D


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Karkas et ekonomisti ( Nihat Sırdar )
İletiTarih: 03 Arl 2008, 16:43 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:

Başbakan önce İETT’de çalışmış...

Sonra doğudan karkas et getirip satmış...

Sonra siyasete atılmış...

O arada Ülker bayii olmuş.

Yani ticari faaliyetler bu kadar.

Az kalsın unutuyordum...

Bir de askerdeyken kantin subayıymış...

Bu tecrübeyle konuşan Başbakan esiyor günlüyor;

“Krize karşı önlem almakta gecikmedik. N’apacaktık? Paketi süsleyip mi getirecektik.”

Peki hükümet krize karşı önlem almakta gecikti diyenler kimler?

Rahmi Koç, Bülent Eczacıbaşı, Tuncay Özilhan, Gül
er Sabancı vs...

Yani iş hayatı ve ekonomi ile ilgili tecrübeleri Tayyip Bey’den herhalde biraz daha fazla.

Bütün dünya çoktan önlemini almış, iki yıl sonrası ile ilgili planlarını yapıyor, bizim Başbakan Kızılcahamam’dan bankalara, işadamlarına fırça atı
yor.

Karkas et tecrübesiyle kriz yönetimi demek ki bu kadar oluyor.





Cukkabüs 2


Metrobüsten sağlanan cukkalarla ilgili İETT’den bir açıklama yok.

Bu aralar habire vatandaşın metrobüsten ne kadar memnun olduğu ile ilgili anket yayınlayıp duruyorlar.

Kamuoyu desteği yaratıyorlar akıllarınca.

Hâlâ “İstanbul koşullarına uygun olmayan” 50 Hollanda malı araca verilen paralar ve bu araçların nasıl ellerinde patladıkları ile ilgili bir açıklama yok.

Peki bütün dünyada Türkiye otobüs üretim üssü olarak bi
linirken, dünyanın en büyük ve en iyi otobüs fabrikaları ülkemizdeyken neden ısrarla ithal otobüs alıyoruz?

“Çünkü bize uygun otobüsler burada üretilmiyor” diyecekler...

O yüzden mi 50 tanesini aldıktan sonra Hollanda’dan aldığınız ve tanesine 1 milyon 3
00 bin Euro verdiğiniz metrobüslerin İstanbul’da işe yaramadığını anladınız?

Mesela Ankara Belediyesi ne yapmış?

Demiş ki MAN firmasına “Ben otobüslerimi senden alırım ama hepsini Ankara’daki fabrikanda üreteceksin”

MAN da olur demiş ve bu otobüsler içi
n özel üretim hattı kurmuş.

Yani Türk işçisine yaramış bu durum.

Peki İstanbul Belediyesi ne yapmış?

Önce Hollanda’dan araç almış...

Bunlar elinde patlayınca bu sefer Mercedes’e dönmüş.

Mercedes’in en büyük otobüs fabrikası İstanbul’da olduğu halde bu
otobüsler Almanya’dan getiriliyor.

Yani bizimkilerin aklına “Yüzlerce otobüs alacağız ama burada üretirseniz” demek gelmemiş.

Nasıl bir akıl yaratır böyle ucubik bir projeyi diye düşünüyordum...

Kendi şehrindeki fabrikaya otobüs yaptırarak kendi insanı
na istihdam yaratmayı bile akıl edemeyen kafadan bu işin çıkması çok normal değil mi?

Metrobüs yollarının yapımında dönen dolapları da başka gün yazarız artık...



AKŞAM



Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Sevsinler Merkel’i.. ( Nihat Sırdar )
İletiTarih: 04 Arl 2008, 15:28 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:

Almanya’nın kasvetli başkenti Berlin’deyiz. Burada yaşayan Türklerle konuşuyoruz...

-Kriz var mı Almanya’da?

-Bütün dünyada var olmaz mı burada da

-Ne olur peki?

-Hükümet bir sürü önlem paketi açıkladı, yaparlar elbet bir şeyler...

-Peki teğet mi geçti kriz Almanya’yı yoksa ortadan mı?

-Onu bilmeyiz ama Türkiye’den fena geçiyor duyuyoruz.

Millet Almanya’dan duyuyor Türkiye’deki krizi, Başbakan hâlâ fırça atıyor etrafına “Kurdeleli paket mi yapalım” diye...

Çünkü bizimki
nin ekonomik önlem paketinden anladığı bu.

Almanya dahil 39 ülke küresel krizle ilgili önlem paketlerini açıklamış, çeşitli adımlar atmış...

Sormuş mesela fabrikasını kapatacak sanayicisine “ne ihtiyacın var” diye...

Vergilerini ertelemiş, elektrik, su,
doğalgazda indirim yapmış.

Bizim Maliye Bakanı “Vergilerime dokundurtmam” diyor.

Otomotiv sektörü “Vergilerde indirim yapın, talep canlasın” diyor...

Başbakan öteki taraftan sizi gidi fırsatçılar nutukları atıyor.

Sözün özü Almanya da kriz yaşıyor, am
a burada kimse Almanya Başbakanı Merkel’in ekonomi ile ilgili açıklamalarını dinleyip gülmüyor...

Şanslı insanlarız aslında biz Türkler...

Küresel kriz ortamında bizi güldüren idareciler sadece bizde var.





----------------------------------------------------------------

Müstahak


Almanya’da yaşayan Türkler’in Kurban Bayramı öncesinde kafası karışık.

“Bağış yapalım istiyoruz ama korkuyoruz” diyorlar.

Deniz Feneri’nin ışığı bayağı bir göz kamaştırmış buralarda...

Çok kızgınlar kendilerini kandıranlara...

“İyi ama size müstahak” dedim ben de...

Bu kaçıncı
birader...

Sen her din bezirganına böyle sorgusuz sualsiz paranı verirsen olacağı bu.

“Müslüman Müslümana bunu yapmaz diye düşündük” diyorlar.

Aynı kaygı Türkiye’de de var...

Kurban bağışlarını nereye yapalım?

Soru mu bu arkadaş?

Git Mehmetçik Vakfı
na yap...

Şehitlerin cenaze görüntülerini izlerken vah vah demekten daha fazla bir şey yapmış olursun en azından...

Git Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na bağışla...

Hayatında gitmeyeceğin yerlerde yaşayan çocuklar eğitim alma imkanı bulsun.

Git Löse
mili Çocuklar Vakfı’na bağışla...

Türk sağlık sisteminin ölüme mahkum ettiği minicik canları kurtar...

Yardım etmek, ihtiyacı olana elini uzatmak değil mi zaten Kurban Bayramı’nın amacı?

İlla parasına para katmaya çalışan, seni “Müslüman kardeşim benim”
diye kandıracak kadar İslamiyet’ten haberi olmayan bu cibilliyetsizlere mi vermen lazım...

Hâlâ mı akıllanmadınız?

Bu adamların size daha ne yapması lazım bilmiyorum.



Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Metrobüs yazısı yazmak isteyenler için gerekli bilgiler (NS)
İletiTarih: 08 Arl 2008, 11:03 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Her kafadan bir ses çıkıyor... Anlı şanlı köşe yazarları oradan buradan bilgi araklıyor, üstüne bir de ahkam kesiyor...

O nedenle şu metrobüs... Pardon pardon cukkabüs olayına artık nokta koyalım...

Koyalım ki yanlış anlamalar ve bilgiler ortadan kalksın...

Koyalım ki önümüzdeki seçimlerde oy kullanacak seçmen ödediği vergilerin nasıl peşkeş çekildiğini görsün.

İstanbul’da her yana asılan afişlerde resmi görülen uzun otobüsler nereden ve kaça alındı?

Hollanda’dan tanesi 1 milyon 300 bin euroya 50 tane alındı...

Peki neden alındığı halde trafikte göremiyoruz bu hazretleri?

Çünkü İstanbul rampalarını çıkamıyorlar. Hollanda gibi engebesi olmayan ve caddeleri geniş ülkeler için yapılmışlar...

Bizim hazretler de almadan önce Haliç rampasında denemeyi düşünecek kadar zeki olmadıkları için pattadanak kabul etmişler.

Ne olacak o zaman bu 50 metrobüs? Bayramda çocuk mu dolaştıracak?

İETT’nin atölyelerinde tamir ediliyor 0 km metrobüsler...

Aktarma organları ve şanzımanları değiştiriliyor...

Kaç para harcanıyor belli değil?

Yani çarp 1 milyon 300 bin ile 50’yi...

Ne yapar?

65 milyon euro...

O parayla kaç tane şu an kullanılan otobüslerden alınırmış?

162...

Biz aynı paraya 50 tane Haliç rampasından çıkamayan Hollanda malı otobüs aldık...

Onların da tamir ediyoruz işte şimdi İstanbul koşullarına uygun olsun diye...

Peki Türkiye’de bu kadar çok otobüs fabrikası var. Bu yola uygun ve trafiğin tersinden gitmeyecek otobüsler üretilemez miydi burada?

Neden gidip Hollanda’dan, Almanya’dan ithal ediyorlar?

İstanbul yollarına uygun olup olmadığını bile denemeden 50 tane otobüs alan adamlardan mı bekliyorsunuz bunu...

İlahi okuyucu sen de...

Aslında bu uzun otobüsler sefere hazırmış ama Başbakan’ın açılış yapması için bekletiliyormuş...

Sen de bunu yedin mi?

Yolların inşası sırasında sürekli kazalar oluyor. Neden acaba?

Hayatlarında böyle bir projenin içinde yer almamış, cemaatten firmalara veriyorlar inşaat işini de ondan...

Şirinevler - Avcılar arasındaki metrobüs yolunun ihalesi yapılmadan Kalyon İnşaat çalışmaya başlamıştı...

Düşünün siz gerisini...

Peki neden tersten gidiyor bu mendeburlar?

Çünkü en başta alınan Hollanda malı olanlar iki tarafında da kapı olan araçlar.

Ama bu araçlar rampayı çıkamayıp yolda kalınca mecburen diğer otobüslere döndüler...

Bunların kapıları da bir tek sağ tarafta olduğu için...

İngiliz sistemine döndük çok şükür...

İyi ama özellikle yağmurlu havalarda tersten giderken bu otobüsler bizim için büyük tehlike oluyor.

Çok kötü su ve çamur geliyor o taraftan...

Kaza tehlikesi atlatıyoruz...

Onu da Kadir Topbaş’a soracaksın...

Cevap veremese bile en azından yardım çeki verir sana...

Bir de çok tehlikeli ve birbirine yakın mesafede kullanıyor şoförler bu otobüsleri...

Ya bir kaza olursa...

E oldu ya kaza birader..

Onu da mı duymadın?

Peki bütün bu olan bitenden sonra bunlar utanmadan törenle açılış yaparlar mı?

Vallahi de yaparlar billahi de yaparlar...

Ama Başbakan’ı bekliyorlarmış...



-------------------------------------------------------------------------


Bayram...

Nedir Kurban Bayramı’nın amacı? Kurban kesip ihtiyaç sahiplerine dağıtmak...

Siz kurban kesme kudretine sahip olanlar...

Kestiniz ve tüm etleri ihtiyacı olanlara dağıttınız mı?

Yoksa kavurma için bir köşede kendinize birkaç parça sakladınız mı?

Saklamadıysanız eğer...

Bayramınız kutlu olsun...

AKŞAM


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Metrobüs yazısı yazmak isteyenler için gerekli bilgiler (NS)
İletiTarih: 08 Arl 2008, 11:18 
Global Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Ekm 2008, 23:56
İleti: 1053
Cinsiyet:
Bu adama hayranım.. Zaten yıllardır sivrisinek ile yaptığı programı dinleyen biri olarak seviyordum, şimdi de Barış sağolsun yazarlığından ve yazılarından da haberim oldu, Akşam gazetesi almadığımızdan burdan okuyabiliyorum, iyi de oluyor.. Akşamları iş çıkışı servisteyken telefonun radyosundan dinliyorum, iş stresinin üzerine çok iyi geliyor, hele iktidara karşı yaptığı o tadından yenmez muhalefeti yok mu :) Ekşiden gördüğüm bilgiye göre adamın 6 tanesi süren 78 davası varmış! (72si beraat) Bu korkusuz muhalefetinden dolayı sadece helal olsun denir..

_________________
2008/2009 Sezonu Şampiyonu BEŞİKTAŞ: http://vimeo.com/5415611


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Metrobüs yazısı yazmak isteyenler için gerekli bilgiler (NS)
İletiTarih: 08 Arl 2008, 11:36 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Carlito yazdı:
Bu adama hayranım..
Aynen..

Lafı gediğine koymada üstüne tanımam... :)



Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 62 ileti ]  Sayfaya git 1, 2, 3, 4, 5  Sonraki

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ DST ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Git:  
cron
who's online
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO


Valid XHTML 1.0 Transitional