Bir banka müdürü arkadaşımla konuştum...
“Sadece geçen hafta 12 arabaya icra yoluyla el koyduk” dedi...
Türkiye’nin en büyük ihracat kalemi otomobil...
Gelir rekorları kırıyor devlet bu
fabrikalardan aldığı vergilerden...
Şimdi o fabrikalar işçi çıkarmaya başladı...
Hepsi 10-15 gün üretime ara veriyorlar.
Dubleks evi olanlar evi ikiye bölüp kiraya veriyorlar...
Yeni evliler kiradaki evlerini kapatıp aileleriyle birlikte oturmaya başladılar.
İşsiz sayısı eylül ayında resmi rakamlara göre 3 milyon olmuş...
Ekimde, kasımda işten çıkarılanlar bu rakamlara dahil değil...
Eminönü sobacılar çarşısında hareketlilik artmış...
Millet doğalgazını iptal edip oduna, kömüre dönüyor.
Borsa 5 yıl öncesine döndü...
Bankalar kredi verdiklerini geri çağırıp kredileri kapatmalarını istiyorlar.
Esnaf ayaklanmış kepenk kapatıyor...
Alışveriş merkezleri satılmaya başladı...
Siftah yapıp dükkanını kapatabilen şükrediyor.
Başbakansa Amerika ve İsviçre gezisinden dönüşte Esenboğa’da açıklama yapıyor;
“Ülkemizde anlatıldığı gibi bir kriz yoktur”
Nasıl anlatsak Sayın Başbakan’a krizi acaba?
Beyaz Saray’ın bahçesinde sincaplarla oynaması belli ki iyi gelmiş Tayyip Bey’e...
Krizi görmemek için bizde mi sincaplarla oynasak ne yapsak?
--------------------------------------------------------------------------------
Deprem ümük sıkar mı?
Türkiye’nin krizden kurtulabilmesi için gerekli para 20-25 milyar dolar... Yabancılar öyle diyor...
Ümüğümüzü sıktırmayacağımız IMF’den istememiz gereken para bu yani.
Bir seferde vermiyorlar bu parayı tabii...
Beşe ona bölüp her taksidinde kırk dereden su getirtip, herbişeyi denetleyip kredinin o dilimini öyle serbest
bırakıyorlar.
2 milyar dolar için kırk takla atıyoruz anlayacağınız her seferinde...
Değil ümüğümüzü, heryerimizi sıkıyorlar yani.
2 milyar dolar için bu eziyeti çeken ülkemizde meydana gelmesi neredeyse kesin büyük Marmara depreminin maliyeti kaç para peki biliyor musunuz?
40-60 milyar dolar...
Peki İMF’den 20 milyar dolar almak için her türlü fedakârlığı yapan hükümetimizin bu zararı önlemek için bir çabası var mı?
Yok...
Peki biz 1999 yılından beri özel iletişim vergisi, zırt vergisi, pırt vergisi adı altında deprem sonrası konulan vergileri ödüyor muyuz?
Evet ödüyoruz...
Nereye gitti bu paralar?
Depreme hazırlık için mi harcandı acaba?
Eğer öyleyse ne yapıldı mesela öğrenebilir miyiz?
Benim bildiğim İtalyan bilim adamlarının bila bedel verdiği deprem araştırma istasyonlarına takılacak 3 kuruşluk sensörlere bile para vermedi bu devlet.
Bu sensörleri versinler diye İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden randevu isteyen Naci Görür Hoca’yı sallamadılar bile...
Kadir Topbaş tenezzül edip toplantıya gelmedi...
Şimdi global kriz var diye IMF’den 20 milyar dolar istiyoruz.
Memleket başımıza yıkılınca kimden nasıl isteyeceğiz acaba 60 milyar doları?
O zaman da ümük delikanlılığı yapabilecek miyiz?
AKŞAM
------------------------------------------------------------------------------
Hamdolsun kriz bizi teğet geçti..

Ayrıca başbakan'ın geometri bilgisinede hayran kaldım..