"Alıcınızın ayarıyla oynamayınız, bizzat en incesini yaparız.."

Kullanıcı:
Parola:

Hatırlasın mı?
Sadece Anasayfa üzerinden hızlı giriş yapılabilir.
Kayıt Ol Pano Kılavuzu



Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 62 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 08 Oca 2009, 23:56 
Global Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Ekm 2008, 00:35
İleti: 741
Cinsiyet:
Survivor gibi tablo, dayanıklı insanlarız demek ki.:D
Halinden memnun olanlar versin oyunu yine Melih Gökçek'e.




_________________


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 15 Oca 2009, 16:51 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Vali

Sene 1999... Erzincan Öğretmenevi'nin lobisinde oturuyoruz.
Sayın Vali'yi bekliyoruz.
Erzincan'la ilgili bir program çekeceğiz. Ben kentin sorunlarını anlatacağım, Güçlü Mete de doğal güzelliklerini.
Gittiğimiz şehirlerde valiler Güçlü'ye eşlik ediyorlar hep.
'Benim yönettiğim kent şöyle güzel, böyle güzel, bu kadar iyi yönetiyorum işte' demek için...
Ben ise tek başıma geziyorum genelde.
Kapıda bir araba durdu...
Öyle eskort, siren sesleri falan yok.
Önde bir şoför, arkada Recep Yazıcıoğlu...
O kadar...
Polisler yok, elleri telsizli korumalar yok, yollar trafiğe kapatılmamış...
Tek bir araba ve bir şoför...
İndi yanımıza geldi, oturduk sohbet ettik uzun uzun...
Sonra Erzincan kazan biz kepçe gezdik...
Bütün valiler kendilerini övmek için en güzel yerlerini gezdirirken şehirlerinin, Yazıcıoğlu beni kolumdan tutup Erzincan'ın sorunlarının yanına götürdü.
Devlet hastanesi inşaatına devletin lüzumsuz yere trilyonları gömdüğünü yerinde gösterdi...
Devletin valisi...
Bir haftaya yakın beraberdik Erzincan'da...
Yedik, içtik ve dinledik...
Hayran olduk bütün ekip.
Böyle bir adamın vali olmasına hem şaşırdık hem sevindik.
Keşke İstanbul'a vali olsanız dedim, bıyık altından güldü...
'Ben protokol valisi olamam' dedi...
Erzincan valisiyken de bir kaza geçirmiş ama kurtulmuştu, Ankara'dan Denizli'ye dönerken kurtulamadı...
Geçen hafta Vali filminin galasına gitmek için yola çıktım...
Tam Lütfü Kırdar Kongre Merkezi'ne Nişantaşı'ndan döneceğim sırada polis durdurdu...
Arkamdaki tüm yolu tıkadım...
'Memur bey biraz kaydırayım arabayı. Arkamdaki arabalar düz devam edecekler. Onlar geçsin, bakın trafik tıkandı' dedim...
'Bekle' dedi polis arkadaş...
Başladık beklemeye...
Tam 15 dakika...
Akşam trafiğinde hem de...
Nişantaşı felç oldu, kornalar cayır cayır çaldı...
Ama biz bekledik...
Sonra neden beklediğimiz anlaşıldı. Önce bir trafik ekibi, arkasından bir eskort, sonra bir makam aracı, sonra arkasından 2 eskort bir ambulans geçti önümüzden.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Vali filminin galasına gidiyormuş meğerse...
Beyefendi geçtikten sonra biz paryalar için yol açıldı ve galaya yetişebildik...
Film boyunca Recep Yazıcıoğlu'nu canlandıran Vali Faruk Yazıcı karakteri korumasız, eskortsuz gezdi Denizli'de...
Ve bu filmi en önde seyreden 'protokol' hiç istifini bozmadan izledi bu görüntüleri...
Film bitince demeçler verdiler kameralara.
Ardından yine yollar kesildi, yine eskortlar dizildi ve geldikleri gibi gittiler...
Merak ettim acaba izlerken hiç utandılar mı?
Bir valinin normal bir insan gibi olabileceğini, makamının nimetleriyle delirmeyebileceğini görünce acaba içlerinden düşündüler mi?
Ben de böyle olsam dediler mi?
Şimdi TBMM Başkanı açıklama yapar...
'Ben öyle bir talimat vermedim' der...
İyi de hiç mi camdan bakmadınız Köksal Bey?
Trafiğin tam da akşam saatinde İstanbul'da bu kadar açık olması hiç mi kıllandırmadı sizi?
Hiç mi aklınızdan geçmedi 'Recep Yazıcıoğlu'nu halk niye bu kadar seviyor' diye...
Bu arada yeri gelmişken...
Ellerine sağlık Vali filmini çekenlerin...
İçiniz acıyacak film bittiğinde ama gidin ve izleyin mutlaka...
Hem özlediğiniz devlet adamını görün hem de Türkiye üzerine ne oyunlar oynandığını görün...

----------------------------------------------------------------------

Yerli malı yurdun malı...

Eski YÖK Başkanı Erdoğan Teziç'e (henüz gözaltına alınmayan) saldırmak istemişti meczubun biri...
Muhtemelen o da Ergenekon'un adamıdır...
Neyse...
O zaman YÖK Başkanı'nın güvenliği tartışılmaya başladı ve ortaya çıktı ki makam arabası çok eski ve sürekli bozulup yolda kalıyor.
Bariz tehdit altında olmasına, saldırı girişiminde bulunulmasına rağmen yeni bir araç verilmedi kendisine görev süresi bitinceye kadar.
Sonra yeni YÖK Başkanı geldi...
Hani şu Maliye Bakanı'nın 'Sıkıyosa güzel şeyler söylemesin' dediği...
Gelir gelmez hemen kendisine yeni bir Mercedes tahsis edildi...
Ama bu geçici çözümmüş meğerse...
YÖK yeni yıl bütçesine 2009 model bir araç almayı koymuş zaten...
Kendisine 0 km Mercedes S 350 4 Matic alınmış...
Hepsini anladık da...

4 Matic ne?
4 çeker, yani 4 tekerden çekişli...
O kadarını biliyoruz...
Peki YÖK Başkanı'na niye lazım 4 çeker makam arabası?
Sordum...
Normaliyle 4 çekeri arasındaki fark neredeyse 50 bin Euro...
100 bin TL yani...
Ev parası...
E madem YÖK'ün bu kadar çok parası var niye sürünüyor öğretim elemanları üniversitelerde?
Dağa, taşa, araziye çıkacak desek...
Onun için arazi aracı almak lazım...
Belki de YÖK onu da alacak Yusuf Bey'e...
Peki hepsi bir kenara..
Dünya kadar otomobil fabrikası varken Türkiye'de...
En büyük ihracat kalemimiz, gururumuz bu fabrikalarda üretilen otomobillerken...
Nedir bu ithal araç merakı?
Hani Başbakan dedi ya geçenlerde 'Yerli malı kullanın' diye...
İyi de bu iş imamla başlamaz mı birader...

AKŞAM


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 22 Oca 2009, 14:35 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Dikkat Filistin kullanılıyor...

Emine Erdoğan toplantı düzenliyor...
Lider eşleri toplanıyorlar...
Amaç ne?
Filistin'de öldürülen çocuklara dikkat çekmek, ateşkes sağlamak...
İnsanların
boğazını düğümleyen konuşmalar, ağlaşmalar, iç parçalayan görüntüler...
Sonra?
Four Seasons otelde lüks yemek...
Yemeklerin boğazdan geçişinde bir
sorun yok yani...
Kızılay ve Başbakanlık yardım kampanyası düzenliyor...
Her yerde afişler...
Afişlerde Başbakanlık ve Kızılay'dan başka kimin logosu var?
AKP'nin...
Milli Eğitim Bakanlığı genelge yayınlıyor...
Okullarda saygı duruşu yapılıyor.
O okullarda okuyan Musevi çocuklarına herkes nefretle bakıyor...
Ama onlar çocuk, neye alet edildiklerini bilmiyorlar...
Bu ülkede sadece geçen sene onlarca vatan evladı teröre kurban verildi...
Sadece Güngören'deki patlamayı hatırlayın ve hayatını kaybedenleri...
Ne yapıldı?
Hiç...
İsrail'in yaptığı terör mü?
Evet...
Peki ya Türkiye'de yaşanan ne?
Aktütün'de, Dağlıca'da şehit olan askerlerin ailelerinin, çocuklarının ne durumda olduğunu görmedik mi?
Milli Eğitim Bakanlığı düzenledi mi bir kampanya mesela Mehmetçik Vakfı yararına?
Hayır...
Ama şimdi Filistin için çocuklara zarflar dağıtılıyor...
Yapılmasın mı yardım?
Yapılsın...
Ama bizim gibi yardım paralarının iç edilmesinin artık olağan olduğu bir ülkede bunun için sıkı bir kontrol mekanizması lazım...
Kimdir bu kontrol mekanizması?
Adalet...
O adalet Deniz Feneri'nin Almanya dosyası ve Türkiye'deki sorumluları için ne yaptı üzerinden bu kadar zaman geçmesine rağmen?
Hiç...
Şimdi her yerde Deniz Feneri'nin afişleri var...
'Dikkat Filistin ölüyor' diyorlar...
Almanya'da yaşayanlardan para toplarken kim ölüyordu acep?


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 22 Oca 2009, 23:50 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Yusuf...

Bugünlerde radyo yayınına katılan herkes aynı soruyu soruyor; 'Neden sadece konuşuyoruz. Neden bir şeyler yapmıyoruz?'
Bizler sade vatandaşlarız değil mi?..
Ne yapabiliriz bir düşünelim...
Bir araya gelebiliriz mesela.
Büyük açık hava toplantıları düzenleyebiliriz...
Yargısız infazları, yargının içinde bulunduğu durumu, gözümün içine soka soka Türk Silahlı Kuvvetleri'ni yıpratmak için yapılanları, ekonomik krizi protesto edebiliriz...
Tıpkı Cumhuriyet mitinglerinde olduğu gibi...
Hatırlıyor musunuz o mitingleri?
Toplanan kalabalığın havadan çekilmiş görüntülerini hatırlıyor musunuz?
Ne oldu?
Hatırlayamadınız mı?
Hatırlayamazsınız çünkü öyle bir görüntü yok...
Tüm Cumhuriyet mitinglerinde güvenlik gerekçesiyle uçuş yasağı getirilmiş ve havadan görüntü alınması engellenmişti bizzat devlet tarafından...
Bu nedenle 'kaç kişi katıldı' diye uzun uzun tartışmalar yapılmıştı..
Bugün...
Bugün o mitinglere katılanlara Ergenekoncu diyorlar...
Şu anda iktidarda olan zihniyete ve onların akıl hocalarına karşı kendilerine Anayasa'nın verdiği hakla hareket edenleri bir bir sorguya alıyorlar...
Dünyanın en pahalı akaryakıtını kullandığını araçlarına yazdıkları kağıtlarla protesto edenlere polis ceza yazıyor...
Saatlerce trafikte 'Başbakan nikah töreninde şahitlik yapacak' diye mahsur kalıp korna çalanları tehdit ediyorlar...
Bir yılda yüzde 84 zamlanan doğalgazı protesto eden öğrencileri belediye zabıtaları dövüyor...
Ecevit'e yazar kasa fırlatan esnafla konuşmuşlar...
Adam diyor ki;
'Ecevit büyük adammış. Olaydan sonra bana birçok bürokratını gönderdi. Bugünküler olsa böyle hoşgörülü bakmazlardı. Başbakanlığın önünden bile geçemem.'
Anladınız mı niye bir şey yapamıyoruz.
Bundan 7 sene önce kriz yüzünden Başbakan'a yazar kasa atan adam artık Başbakanlığın önünden geçemiyor...
Biz dua edin radyodan konuşabiliyoruz...
O da şimdilik zaten...
RTÜK çalışıyor sağolsun üstümüzde...


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 26 Oca 2009, 15:36 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Bereket...

Kemal Kılıçdaroğlu aday oldu İstanbul için... 'Kadir Topbaş ile ilgili dosya açacak mısınız' diye sordu gazeteciler...
'İstanbul bu konuda çok bereketli dedi' kendisi.
Bir İstanbullu olarak yıllardır aklıma takılan ve radyodan, gazeteden sorup da yanıt alamadığım, bu kadar şaibeye rağmen muhalefet partilerinin ısrarla sallamadığı şu bereketli alanı bir hatırlayalım.
Belki Kılıçdaroğlu ve diğerleri seçim var diye ilgilenirde biz de merakımızı gideririz...
Mesela şu metrobüs işi...
Bu yolun yapımı işi kimleri ihale edilmiş?
Özellikle hangi iki firma almış bu işleri?
Şu Hollanda'dan alınan araçlarla ilgili aracı olan firma kim?
Bu araçların İstanbul yollarına uygun olmadığı için İETT garajlarında aktarma organlı ve motorlarında değişiklikler yapılmış mı?
Madem bu araçlar bu kadar süpermiş, neden İETT Mercedes'in diğer otobüslerinden 100 tane daha sipariş vermiş?
Sonra Kadir Bey'in şu içinde pek bir mutlu poz verdiği lüks otobüsler konusu var?
Günlüğü 500 TL'ye Albayrakgillerden birinden kiralanan bu otobüslerin akıbeti ne oldu?
Kirası ödendiği halde bu otobüsler neden Gazi Mahallesi'ndeki garajda yatıyorlar?
İnşaat işleri var bir de...
Boğaz'ın en müstesna yerinde, Rumelihisarı'nda devam eden bir kafe inşaatı var.
Sadece tadilat diyorlar...
Kamyonların biri gidiyor biri geliyor...
Bu inşaatın Kadir Topbaş ve akrabaları ile ilişkisi nedir acaba?
Bu ilişki yüzünden mi Boğaz'da asılan tabelalara bile saldıran imar yetkilileri burayı es geçiyorlar?
İnşaat demişken...
Kanalizasyona düşüp ölen bir küçük kız vardı...
Belediyeden 5'e aldığı işi 3'e taşerona veren bir firmaydı o kızın katili...
O aradaki 2'yi zaten merak ediyorum da...
O firmaya başka işler verdi mi daha sonra acaba Kadir Bey?
Bir de...
Şu metrobüs yapılacak diye ırzına geçilen E-5'in, yan yollarını ve çıkışlarını planlayan süper zeka arkadaşla, muhteşem Seyrantepe kavşağını planlayan kişi aynı mı acaba?
Ben İstanbul'da yaşayan ve eşek yüküyle vergi ödeyen bir vatandaş olarak merak ediyorum bunları...
Ben sorunca sallamıyor Kadir Bey...
Cevap vereceğine hakkımda araştırma yaptırıyor...
Belki Kemal Kılıçdaroğlu sorarsa iş değişir...

AKŞAM


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 26 Oca 2009, 17:30 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Ekm 2008, 00:11
İleti: 1023
Cinsiyet:
radyoda bi msj gelmiş geçen sabah nihat a.. "her sabah radyoyu açıyorum ve sesinizi duyunca "oh bugünde içeri almamışlar" diyorum" demiş birisi. :) nihat ta "yok daha değil ben 14. dalgada filan alınırım" demiş.. :)

_________________


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 07 Şub 2009, 18:18 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Rahat ol ey halkım. Güvendesin...

İçişleri Bakanı 'İnsanlar kendilerini güvende hissediyorlar' demiş...
Ben de sordum insanlara...
'Güvende misiniz' diye...
Meğer neler yaşanıyormuş da haberimiz yokmuş...
Yani bunca olay insanların başına gelirken biz nasıl bunları gazetelerde okumuyoruz, bir yerden duymuyoruz hayret...
6. kattaki eve tırmanıp balkondan giren hırsız var mesela...
3 kez tinercilerin saldırısına uğradığı için üzerinde bıçak taşıyan, bu bıçakla yakalanınca 1,5 yıl hapis cezası alan var sonra...
Polise kimlik sorduğu için bir gece nezarette misafir edilen, evinin önünde uyuşturucu kullananları polise şikayet etmekten bıkmış insanlar var...
Adliyede çalışan ve masasındaki çekmecesinden iki kez cep telefonu çalınan devlet memuru isyan ediyor...
Sokakta yürürken kafana 200 kiloluk cam düşüyor İstiklal Caddesi'nde...
Oradan yırtsan bindiğin belediye otobüsünün freni patlıyor...
Trene binsen raydan çıkıyor...
Korkup eve dönsen doğalgazdan zehirleniyorsun...
Ama halkımız kendini güvende hissediyormuş bakana göre...
Ne diyeyim...
Güven ilk adım...
Özveri ve tecrübeyi de biraz sağlamlaştırdık mı yırttık demektir milletçe...


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 07 Şub 2009, 18:19 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Vur vur inlesin, bütün dünya dinlesin...

Akşamın bir vakti telefon acı acı çalıyor... Karşıdaki ses diyor ki 'Annen fenalaştı. Hastaneye kaldırdık. Çabuk gel'
Allah kimsenin başına vermesin...
Ama diyelim ki başınıza geldi...
Ne kadar fena bir şeydir bilir misiniz?
Ben yaşadım, iyi bilirim...
Dünyanın başınıza yıkıldığını hissedersiniz...
Bütün iç organlarınızın tek bir yerde toplandığını sanırsınız...
Burnunuzun direği öyle bir sızlar ki ömrünüzün sonuna kadar o sızlamanın bitmeyeceğini o an anlarsınız...

Aynısı bu olayın geçen perşembe gecesi yaşanıyor...
'Hemen gel' diyorlar adama...
'Annen ölüyor'

Adam hemen telefona sarılıyor...
Son uçağa bilet buluyor ve atlıyor arabaya Atatürk Havalimanı'na gidiyor...
Zar zor yetişecek zaten, bastıkça basıyor gaza...
Sonra trafik duruyor havaalanına kilometreler kala...
Ne oluyor diye etrafına bakarken ellerinde Filistin bayrakları bağıran adamlar görüyor...
Kornaya basıyor, açın yolu diye isyan ediyor...
'Başbakanımızı, yeni dünya liderini karşılayacağız' diyorlar...
'Başlarım dünya liderinize. Benim annem ölüyor' diyor...
Dövüyorlar...

Annesi Türkiye'nin bir ucunda can çekişirken ona yetişmeye çalışan adamı...
Sonra gidip yeni dünya liderini alkışlıyorlar...

Ertesi gün metro açılışı için Başbakan Şişhane'de...
İstanbul metrosu 1 durak uzuyor...
Hepi topu bu...
Taksim'den Şişhane'ye gidecek metro...
Bu kadar...
5 senede 1 durak yani...
Büyük başarı ama üst geçitlerde böyle yazmıyor...
Neyse...
Başbakan haykırıyor 'Bu CHP üniversitelilerin bursunu kesti' diye...
Bir öğrenci kız var kalabalığın arasında...
'Haklısınız yeni dünya liderimiz. Artık burs alamıyoruz onların yüzünden' diye bağırıyor...
Destek veriyor yani Başbakan'a...
Peki ne yapıyor bir gece önce havaalanında ve o gün Şişhane'de toplanan kalabalık?
Kızı dövüyorlar...

Kameralar o tarafa dönüne Başbakan kızıyor;
'Ufak tefek olayları çekmeyin. Bu tarafa dönün. İşte taraflı medya' diyor...
Kalabalık bu sefer gazetecilere saldırıyor...

Yeni dünya lideri olmak için demek ki böyle bir kitleye sahip olmak gerekiyor...

AKŞAM


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 07 Şub 2009, 18:20 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Arapsaçı...

Ankara Esenboğa Havalimanı...
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Suudi Arabistan'a gitmeden önce basın toplantısı yapıyor...
19 yıldır Türkiye Suudi Arabistan'a bu düzeyde gitmemiş...
Övüne övüne bunu anlatıyorlar...
E zaten değil 19 yıl, bu ülkenin tarihinde hiçbir zaman bir Cumhurbaşkanı Suudi Kralı'nın ayağına kadar gitmemişti ki.
Kral Abdullah Türkiye'ye gelmeden önce bizim very special Bakanımız Kemal Abi de Katar'a gitmişti.
Beraberinde giden gazetecilere Katar Emiri'nin hediyesi olarak çok pahalı saatler verilmiş, birçok gazeteci bu hediyeleri iade etmişti.
Tabii hemen akıllara gazeteciye bu hediyeyi veren, acaba bakana ne hediye vermiştir sorusu geldi...
Ancak soru akla geldiğiyle kaldı...
Kemal Abi yanıtlamadı...
Sonra Suudi Kralı geldi...
Beraberinde bir uçak bavul...
Tabii hediyeler falan...
Bu hediyeler neler diye soruldu haliyle...
Cevap yok...
Aynı soruyu geçen gün bir gazeteci Esenboğa'da sormaya niyetlendi...
Ama sorduğuna soracağına bin pişman oldu...
Cumhurun başı Gül pek bir kızdı...
'Sen nerden biliyorsun Suudi Kralı'nın bana hediye getirdiğini' dedi...
Kadıncağız ne yapsın...
Sustu...
Başka kimse de sormaya cesaret edemedi...
Halbuki o verilen hediyeler makama verilmez mi?
Dünyanın her yerinde bu tür hediyeler devlet kayıtlarına geçirilir ve kamuoyuna açıklanmaz mı?
Ama burası Türkiye...
Yok öyle...
Bakalım bu gezide bir hediye alışverişi olacak mı?
Daha önemlisi...
Arabistan dönüşü gazeteciler hediyelerle ilgili soru sorabilecek mi?
Bu arada ufak bir not...
Geçen gün bu kadar ayılıp bayıldığımız Arap ülkelerinin dışişleri bakanları bir toplantı yaptı ve şöyle bir açıklama yaptılar;
'Arap olmayan tarafların, Arap ülkelerindeki gelişmelere, yıkıcı bir şekilde karışmasından rahatsızlık duyuyoruz' dediler...
En kısa zamanda yeni seyahatler bekliyoruz Arabistan'a büyüklerimizden...
Hatta mümkünse 2009'u geç kalmadan Arap yılı ilan edelim...


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 09 Şub 2009, 17:51 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Pırlantadan kuş yaptım, konacak havalimanına...

Başbakan'ın oğulları... Başbakan'ın kızları... Ve artık Başbakan'ın gelinleri...
'N'apsınlar çocuklar aç mı kalsınlar' mantığının geldiği nokta bu...
Biz ki Tayyip Erdoğan'ın her yıl aynı işadamının yatında, evinde tatil yapmasına ses çıkardık mı hiç?
Bütün çocuklarının okul masraflarının yine aynı işadamı tarafından karşılanmasına ne dedik?
Başbakan'ın yakın arkadaşının otelinde bulduğu her fırsatta tatil yapması için ne yaptık?
Üstelik o villaların gecesi 5000 euro...
Parayı kim veriyor belli değil...
Şimdi öğreniyoruz ki bir oğlu ve bir gelini mücevher şirketine ortak olmuşlar...
Üstelik Tayyip Bey'in bundan haberi yok...
Şirketin Atatürk Havalimanı'nda bir mağazası var...
Firmanın diğer ortağı, Atasay'ın sahibi, ailenin yakın dostu Cihan Kamer diyor ki 'Şirketin vergi öncesi yıllık karı 40 bin lira. Yani adam başı topu topu 10 bin lira kazandırıyor ortaklarına.'
Atatürk Havalimanı'nda mücevher dükkanı...
Yılda 10 bin TL kazandırıyor...
Yersen...
Bu arada ne satıyor bu mağaza?
Pırlanta...
Geçen yıl pırlantanın KDV'sini kaça indirdi bu abiler?
Yüzde 1...
Peynirin KDV'si kaç?
Yüzde 8...
Peynir bulamazsan pırlanta ye durumu yani...
Artık bütün bunlar bize normal gelmeye başladı...
'Ne var ki? Herkes yedi. Bunlar da yesin' diyenlerin sayısı artıyor...
Hani hep söylüyorya Başbakan...
'Türkiye değişiyor' diye...
Evet gerçekten değişiyor...
Hem de çok fena...
Not:
Rumelihisarı'ndaki kaçak inşaat kesmediyse eğer Kadir Topbaş'ı...
Bir de şunu sorun bakalım kendisine...
Bizzat İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sıfatıyla, sırf Saray Muhallebicisi açabilmek için New York belediye başkanı ile görüşmek için ABD'ye gitti mi?
Resmi hiçbir tarafı olmayan bu seyahatin masraflarını kim karşıladı?
Bir sorun bakalım...
Ne diyecek çok merak ediyorum...


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 12 Şub 2009, 19:48 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Tam otomatik, su tasarruflu...

Başbakan şehre geldiğinde kocaman pankart astırmış...

Tunceli'mize hoş geldiniz Başbakanımız. Tunceli Valiliği yazıyor üstünde...
Vali kimin temsilcisi?
Cumhurbaşkanı'nın...
Yani siyasetçi değil ve o partinin, şu partinin adamı olamaz...
Bizim Cumhurbaşkanı kimin adamı?
AKP'nin...
O zaman Tunceli Valisi'nin yaptığı yanlış mı?
Değil...
Valinin kayınbiraderi AKP milletvekili...
2,5 milyon liralık beyaz eşyayı aldığı bayinin açılışını bizzat kendisi yapmış.
Okul, hastane değil valinin açtığı...
Beyaz eşya bayii...
Yani ticarethane...
Sonra yardım diye dağıttığı buzdolabı, çamaşır makinesi vs.. ne varsa buradan almış...
Zamanlama ayrı güzel...
Tam seçimden önce...
Hedefe nokta atışı mükemmel...
İlk yardım giden yer Kamer Genç'in memleketi...
Tabii arada yanlışlık olmuş...
Suyu olmayan mezradaki eve tam otomatik, su tasarrufu sağlayan çamaşır makinesi yollamış...
Tüm bunları yapan vali hakkında Yüksek Seçim Kurulu soruşturma açmış...
Kim savunuyor peki valiyi?
Başbakan...
Pankart işe yaramış yani...
Ama işin özeti ne biliyor musunuz?
Suyu olmayan evine çamaşır makinesi giden vatandaşın demeci;
Oyum AKP'ye...


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 24 Şub 2009, 18:24 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Sosyal devlet, müteşekkir millet...

Deniz feneri... Pırlanta kardeşliği... Artık filocuk olan gemicikler...
Kemal Abi'nin mahdumları ve önlenemez yükselişleri...
Cemaatten müteahhitlere verilen ihaleler ve bu adamların inşaatlarında kanalizasyona düşerek ölen çocuklar...
Kömür dağıtıp, kömürün konduğu çuvalı bile kendi partilisine yaptıranlar...
Muhallebicilikten, muhallebi imparatorluğuna yatay geçiş yapanlar...
Bu geçiş sırasında Boğaz'ın göbeğinde kaçak inşaat yapmayı bile normal sayanlar...
Daha sayayım mı?
Yok...
Bence bu kadar yeter.
Zaten daha fazla saysam da bir manası yok...
Ne yapacaksınız ki?
En iyisi ben size bir masal anlatayım...
Vaktiyle bir memlekette halkından fena halde vergi alan bir padişah varmış.
Gel zaman git zaman bu vergiler o kadar artmış ki artık padişah bile durumdan rahatsız olmuş...
Ama rahatsızlığı vergilerin çokluğundan değilmiş...
Halkının bu eşek yüküyle alınan vergilere ses çıkarmamasına kafası takılmış...
Saraya en yakın şehrin ulaşımını sağlayan bir köprü varmış.
Demiş ki padişah;
'Tez bu köprünün girişine bir memur koyula. Gelenden geçenden 1 akçe alına.'
'Başüstüne devletlum' deyip hemen memuru dikmiş vezirler...
1 hafta sonra sormuş padişah dalkavuklarına;
'Var mı halkımdan bir isyan, bir nümayiş?'
'Yok padişahım demiş' yağdanlıklar...
'O zaman köprünün öbür tarafına da bir memur koyula. Köprüden çıkandan da bir akçe alına.'
İkinci memur da yerleştirilmiş köprüye...
Padişah bir hafta sonra sormuş yine var mı bir ses soluk diye...
Çıt yok...
Çok kızmış bu sefer...
Bağırmış çağırmış...
Demiş ki 'Bu nasıl halktır böyle. Böyle pısırık, sesi soluğu çıkmayan bir teba yarın öbür gün cenkte ne yapar?'
Buyurmuş vezirlerine;
'Tez köprünün ortasına bir yiğit koyun. Köprüden geçen herkesi bir güzel becersin.'
'Siz nasıl münasip görürseniz devletlum' demiş yalakalar...
Padişah bu kez emin...
Kesin isyan çıkacak...
Ama yok...
Tek bir şikayet yok...
Atlamış atına gitmiş şehre toplamış herkesi meydana...
Meydan hınca hınç...
'Padişahım çok yaşa... Varol, nurol' diye yıkılıyor ortalık...
'Bre mendeburlar' diye kükremiş padişah...
-Söyleyin bakalım bana var mı benim devletimden bir şikayetiniz?
.........
-Hepiniz mi memnunsunuz? Hiç mi bir sıkıntınız isteğiniz yok...
-Padişahım çok yaşa...
-Eğer tek bir şikayet bile yoksa burada, hepinizin kellesini vurdururum şuracıkta...
Meydan bir anda buz kesmiş...
Herkes birbirine bakarken arkalardan bir el kalkmış titreyerek...
-Padişahım.... deyivermiş.
'Buyur' demiş padişah
-Çok şükür biri dile geldi. Söyle bakalım nedir devletimden şikayetin?
-Padişahım hani şu bizim köprü var ya...
-Hah tamam işte... Çok vergi alıyoruz di mi o köprüden?
-Yok padişahım estağfurullah. Bizim derdimiz o değildir...
Şaşırmış tabii devletlu...
-E nedir peki o zaman derdiniz?
-Şu köprünün ortasındaki adam var ya...
-Var ya... Derdiniz bu değil mi? Devlet böyle şey yapar mı? Kızdınız değil mi buna?
-Yok padişahım ne haddimize?
-E peki ne o zaman?
-Tek adam olunca sabahları akşamları çok kuyruk oluyor. Dememiz o ki birkaç yiğit daha koysa devletimiz oraya ne güzel olur padişahım...

AKŞAM


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 26 Şub 2009, 17:37 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Siyasetçinin biri...

İstanbul'un berbat trafiğinde ilerliyorsunuz...

Yanınızda bir araba duruyor...

Siyah bir Mercedes... Kırmızı ışıkta bekliyorsunuz...

Beklemekten sıkılınca etrafınıza göz gezdiriyorsunuz...

Mercedes'in arka koltuğunda oturan adamla göz göze geliyorsunuz...

Hafifçe başını eğerek selam veriyor size gözünüzdeki büyümeyi görünce.

O arabanın arka koltuğunda oturan ve kırmızı ışıkta sizin gibi bekleyen bir Cumhurbaşkanı...

Ama şimdiki değil...

Bir önceki...

Yani Ahmet Necdet Sezer...

Sezer öyle adamın biri falan değildi...

Öyle herhangi adamın biri olsaydı şimdi Egemen Bağış'ın işini yapıyor olurdu...

Çünkü bazıları 'öylesine adamın biri' oldukları için siyaset yapma ihtiyacı hissederler.

Onun için gittikleri her yere kırk tane eskortla, korumayla giderler...

Onun için yolları kapattırır, uçakları bekletirler.


Adamın biri oldukları için siyasetçi olur böyleleri.

Sonra günün birinde 'Nasılsin ey sevgili halkım. Bak sana indim. Ekonomik kriz falan yok. Hatırlasana eskiden adamın biri kitapçık atardı da kriz çıkardı' dediği sırada bir balıkçı adam olmanın nasıl olduğunu hatırlatır onlara.
'Adamın biri değil. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer' diyerek nezaket dersi verir.

Ama onlar bu söze de aldırmazlar.


Siyasetçi olmak böyledir çünkü...


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 06 Mar 2009, 18:54 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Teğet et...

İşsizlik patladı... İş bulamayan bari kendi işimi yapayım diyor...
Nereye gitsem hangi kahvede oturup sohbet etsem insanlarla herkeste bir proje var.
Madagaskar'a elma satmak isteyenden rakılı kavun üretmek isteyene kadar...

Ne ararsan gırla...
Ama adam Sivas'ta sadece düşünmemiş yapmış bile.
Uyanık çorapçı 'One minute' çoraplarını kapış kapış satıyormuş.
E madem Tayyip Bey'in ve kabine üyelerinin sözlerinin böyle bir satış etkisi var, o zaman biz de girişimci ruhu kabarmış insanlarımıza biraz fikir verelim.

Bakınız Alem Fm dinleyicileriyle sizin için neler bulduk neler;

* Sevsinler seni sütyenleri...
* Ananı da al git sepetli motorsikletleri
* Sesin çok çıkıyor mikrofon ve ses sistemleri
* Eşek ölür kalır eseri sucukları
* Terbiyem müsaade etmez iç çamaşırları
* Benden yaşlısın huzurevi
* Son Osmanlı parmağı tatlısı
* Benim için bitmiştir okey takımları
* Babalar gibi satarım emlak danışmanlığı
* Artizlik yapma lan sanat okulu
* Bekara karı boşamak kolay avukatlık bürosu
* Teğet geçti geometri soru bankası
* Onlar köpekleriyle yatarlar köpek mamaları
* Fakir fukara garip gureba bakliyatları
* Sen ağa ben ağa bu ineği kim sağa süt ürünleri
* Dahada gelmem prezervatifleri
Hala kriz var, işsizim diyorsanız yuh diyorum ben de size...
Bu kadar çok iş fikri veren başka bir başbakan var mı daha dünyada?
Bizde var işte...
Hamdolsun...


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 07 Mar 2009, 00:14 
Global Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Ekm 2008, 00:35
İleti: 741
Cinsiyet:
Mükemmel, yaratıcılık budur.:D


_________________


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 62 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ DST ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Git:  
cron
who's online
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO


Valid XHTML 1.0 Transitional