"Alıcınızın ayarıyla oynamayınız, bizzat en incesini yaparız.."

Kullanıcı:
Parola:

Hatırlasın mı?
Sadece Anasayfa üzerinden hızlı giriş yapılabilir.
Kayıt Ol Pano Kılavuzu



Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 62 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Re: Metrobüs yazısı yazmak isteyenler için gerekli bilgiler (NS)
İletiTarih: 09 Arl 2008, 17:43 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Ekm 2008, 00:11
İleti: 1023
Cinsiyet:
78 davanın 35 i kadir topbaş 35 i muammer güler den olabilir :) istanbul u yönetemeyen yöneticiler için neler neler diyor..
bnmde sevdiğim nihat sırdar ı tek topicte birleştirsek iyi olur ama sanırım :D




_________________


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Metrobüs yazısı yazmak isteyenler için gerekli bilgiler (NS)
İletiTarih: 10 Arl 2008, 18:32 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Yorumları ve olaylara bakış açısı gerçekten harika. 2-3 senedir aralıksız dilniyorum bu süre zarfında Ankara'da ki gösterilerine gittim ve tek kelimeyle helal olsun Nihat Sırdar..

O mahkemelerin birinden de ağır cezada yargılanmış, her an müebbet yiyebilirmiş o davadan. Ayrıca davayı açanda Cem Uzan.. :)

Sivrisinek ile yaptığı o programda gerçekten müthiş, burada hala dinlemeyen varsa çok şey kaçırıyor haberi olsun... ;)


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Erken uyarı... ( Nihat Sırdar )
İletiTarih: 11 Arl 2008, 17:28 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Daha 20 gün var... Yılbaşına yani. Biraz erken bir uyarı gibi gelebilir size ama, bizim yöneticilerin düşünüp taşınıp aklı başında önlemler alabilmeleri için bu kadar süre makul bence.

Her yıl aynı rezalet İstanbul’un göbeği Taksim’de...

Yılbaşı kutlamalarında turistlere tacizleri, bir grup magandanın çıkarttığı rezillikleri izliyoruz 1 Ocak sabahından itibaren günlerce.

Sırf biz değil, bütün dünya...

Tacize müdahale etmeye gelen polis bile o kadar kanıksamış ki durumu, “Hadi arkadaşım, uzayın buradan” diyor...

Polisin o rezilliklere müdahalesi bu yani...

Uzayın...

Peki bütün dünyada resmi bayram olan 1 Mayıs’ta sırf işçiler çıkmasın diye ordu yığdıkları Taksim’de basit bir iki önlem almayı akıl edemiyor mu idareciler?

Yoksa “Bak gör işte ey vatandaş, yılbaşını kutlamak böyle rezil bir şey” mi demek istiyorlar kendilerince.

Malum mevcut iktidar pek haz etmiyor yeni yıl kutlamalarından.

Başbakan’ın yurtdışı gezilerinde uçağında baş köşeye oturttuğu gazetenin yılbaşı için yazdıklarından belli değil mi bu durum...

Biz yine de 20 gün önceden hatırlatalım da önlem almaları gerektiğini.

Malum anca...

Ya koskoca Ankara’ya ne demeli?

Modern Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti...

Var mı mesela Kızılay Meydanı’nda bir kutlama, bir etkinlik yılbaşında?

Yok...

Niye yok peki? Yoksa Melih Gökçek’in imkânları mı kısıtlı?

Hayır...

Öyle olsa “Rögar kapaklarını değiştirme töreni ve konseri” diye yaptığı her icraat için eğlenceler düzenlemez değil mi?

Peki kaldırım taşı değişimine bile konser düzenleyen Ankara Büyükşehir Belediyesi yılbaşında niye etkinlik yapmaz sizce?

Günah diye mi?

Hadi Melih Gökçek’in kafa yapısı ve niyeti belli...

Bütün devlet kurumları Ankara’da değil mi?

Bir tanesinin bile aklına bir yılbaşı kutlaması yapmak gelmez mi Ankara’da halk için...

Bu kadar mı aymazlık ve pısmışlık var Ankara’da?

Bu kadar mı korkuttular herkesi?

-------------------------------------------------------

Suyun öte yanı...

HAZIR pısmışlık demişken...

Yunanistan’da bir genç polis kurşunuyla öldürüldü diye ülke ayağa kalktı.

İçişleri Bakanı istifa etmek istedi... (enayi)

Allah’tan Başbakan kabul etmedi bu isteği...

Peki sadece bir gencin ölümüne verilen bir tepki midir bu?

Özellikle Yunan gençlerinin toplumsal olaylara verdiği tepki ilk değil...

Düşünün lise öğrencileri not sistemi değişti diye günlerce eylem yaptılar sokaklarda.

Eylemlerin şekli, meydana gelen olaylar tartışılır...

Üniversitelerin dokunulmaz oluşu ve polisin asla üniversiteye girememesi bize göre çok farklı bir durumdur kabul...

Ama birbirine komşu iki ülkenin gençliği arasında bu kadar mı fark olur arkadaş...

Bir tarafta polis kurşunuyla ölen 15 yaşındaki bir genç için verilen tepkilere bakın...

Öte tarafta neredeyse her gün gazetelerde polis şiddetiyle ölen insanların haberlerini okuduğu halde kılını kıpırdatmayan gençliğe...

Bir tarafta AB’nin tarım politikalarının ülkelerinin sonunu getireceğine inandıkları için tepki veren gençlere bakın...

Öte tarafta çevrenin korunmasına dikkat çekmek için yüksek bir binanın çatısından pankart asan ve iple sallanan gençlerin ipini kesmeye çalışan güvenlik görevlisine...

Hani hep diyorlar ya “Biz Yunanlılar’la çok benzeriz birbirimize”

Yalan vallahi...

Büyük yalan...
AKŞAM


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Erken uyarı... ( Nihat Sırdar )
İletiTarih: 11 Arl 2008, 21:05 
Global Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Ekm 2008, 00:35
İleti: 741
Cinsiyet:
İki yazı da taşı gediğine oturtmuş. Şu radyo programı saati, hangi radyo olduğu hakkında detaylı bilgi isterim.:D
İlk yazının renginin gri olması okuma konusunda zorluk oluşturuyor ama biraz.:D
C.Troy'un "Nihat Sırdar yazıları"nı tek başlıkta toplama önerisi düşünülebilir gibi.

_________________


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Erken uyarı... ( Nihat Sırdar )
İletiTarih: 11 Arl 2008, 21:28 
Global Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Ekm 2008, 23:56
İleti: 1053
Cinsiyet:
İkisi de tam parmak basılası, fazlasıyla dolu olduğumuz konular, eline sağlık diyorum Nihat abimize.. Özellikle şu yılbaşı konusunda bütün nefretimi kusmak istiyorum bu dar zihniyetli insanlara, hepsine inat manyaklar gibi kutlama yapmak geliyor içimden..

Yunan isyanı konusunda söylenecek çok şey var zaten, resmen hayran kaldım adamlara.. Büyük millet olmak öyle sadece savaşlarla falan olmuyor işte, biz ancak Türk'lüğü yüceltecek sözlerle kendimizi pohpohlayalım.. Büyük millet olmak; işte böyle insanlığı, hakkı, adaleti savunmak için ne kadar duyarlı olabildiğinle ölçülür.. Ve her ne kadar savaş alanında alt etmiş olsak da, görülüyor ki aslında bizim Yunan halkından ve gençliğinden öğreneceğimiz çok şey var.. Helal olsun..

_________________
2008/2009 Sezonu Şampiyonu BEŞİKTAŞ: http://vimeo.com/5415611


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Erken uyarı... ( Nihat Sırdar )
İletiTarih: 11 Arl 2008, 23:49 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Bu konu ile en çok ilgilenen benim galiba hemen cevap vereyim MedCezir.. :D

Alem Fm'de sabahları saat 7-9 arası Nihatla Curcuna, akşam ise 18:30-20:00 arası Nihatla Sivrisinek adlı program yapıyor. Akşam ki program mizah içeriyor ama harikadır, sabah programı ise siyaset içeriyor..

Alem fm Ankara frekansı 105.3, İstanbul 89.3 olması lazım.. İst.dan emin değilim ama Ankara frekansını adım gibi biliyorum.. :D

Ayrıca Troy'un önerisini dikkate alıp genel bir başlık açalım, ben bütün yazılarını orada toplarım..


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 12 Arl 2008, 00:35 
Global Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Ekm 2008, 00:35
İleti: 741
Cinsiyet:
Bilgi için sağol, sabah programı zor da akşam programını takip etmeye çalışayım.

_________________


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 12 Arl 2008, 01:40 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Ekm 2008, 00:11
İleti: 1023
Cinsiyet:
önerimi dikkate aldığın için teşekkürler. böyle daha güzel olmadı mı ama :)

nihat sırdar bi dönem zorluk çekti yanlış hatırlamıyorsam. çalışacak yer bulamadı. alem fm e girdi sonra işte yıllardır da orda.. çukurova grubunu severim. yani severim derken annem değil babam değil nesini seveyim tabii ama duruşu iyi bence. işte alem fm de nihat sırdar.. show haber yalakalık yapmıyor, akşam gazetesinde muhalif sesler çok, sky turk bazen oldukça sivri, berberlerin değişmez gazetelerinden güneş bile karşıt.. e digiturk ara sıra sinir etse de d smart ın yok olmasını istediğimden o taraftanım. kullanıcı zaten bu tür işlerde, maç yayınları filan, tekel ister..

geriye kalan kurtlar vadisi. bu gruptan uzaklaşsın show tv değil atv de takılsın oraya layık..

_________________


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 12 Arl 2008, 11:14 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 18 Kas 2008, 14:33
İleti: 498
Konum: Lost
Cinsiyet:
Şu Yunan gençleriyle bizleri çok iyi karşılaştırmış adam. Yunanistan'da olaylar ilk patlak verdiğinde çok şaşırmıştım. Çünkü bu durum bizde sürekli oluyor. Polis kurşunuyla ölen çok kişi var ülkemizde. Biz de bazen üç-beş kişi polis kurşunuyla ölüyor ama bizler bir şey yapmıyoruz.
Lakin Yunan gençlerine hayran kaldım. Bizde böyle bir şeyin olması çok zor. E yapınca da polis yaka paça karakola götürüyor. Rahat rahat hükümeti bile eleştiremiyorsun. Düşünce özgürlüğünün olmadığı bir ortamdan da bu tür isyanları beklemek saçma geliyor bana. Neticede herkes hükümetten korkuyor.

_________________


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 15 Arl 2008, 14:57 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Canavar Meclis`te

En son 140`tı ben bu yazıyı yazarken...


Sadece bu bayramda trafik kazalarında ölenlerin sayısı.


Peki nasıl önlenir bu kadar insanın trafikte ölmesi?


Önlem alarak...


Cezaları daha caydırıcı hale getirerek...


Sırf bu ikisi yeter bu terörü bitirmeye aslında.


Pekiiii...


Nerede önlem?


Bu bayram bayağı uzun yol yaptım.


Yaklaşık 1500 km kadar...


Tüm yol boyunca ne bir trafik kontrolü, ne bir radar uygulaması görmedim.


Ben mi denk gelmedim acaba diye merak ettim, yola çıkan arkadaşlarıma sordum...


Onlar da görmemişler...


Nerede peki bu trafik ekipleri?


Kabul onlar da bayram yapacaklar, tatil yapacaklar ama biz öyle normal cezaların olduğu, sürücülerin kurallara uygun araç kullandığı bir ülke değiliz ki...


En çok da böyle uzun tatillerde azıyoruz ve en çok o zaman denetim lazım.


Sorunu kökten halletmenin yolu ne peki?


Cezaları caydırıcı yapmak...


Mesela yap bakalım bir radar


cezasını 1500 lira...


Hemen yolla ama bu cezayı


adresine...


2 sene sonra değil...


Bak bakalım bir daha hız yapıyor mu adam.


Hatta Çin`deki gibi yap


mesela.


Ehliyet alan herkese kredi kartı zorunluluğu getir, cezasını otomatik olarak karta kes...


Posta, tebliğ falan uğraşma...


Bu kadar basit aslında.


Ama ne hikmetse değil böyle çağdaş uygulamalar, daha az cezalar öngören trafik yasası yıllardır sürünüyor Meclis`te.


Demek ki Meclis`tekiler de istemiyorlar cezaların bu kadar caydırıcı olmasını...


Neden acaba?

-----------------------------------------------------------------

Kriz tatili...

BAŞBAKAN`ın millete `Bayram tatil demek değildir. Buna kültürel erozyon denir` diye fırça atıp atıp Rixos`lara kaçmasına artık alıştık...


Her bayram bu böyle.


İyi de kimse sormayacak mı bu tatillerin yani kültürel erozyonların faturasını kim ödüyor diye.


Ben bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak merak ediyorum ve soruyorum;


Başbakan ve ailesinin tatil maksadıyla çıktığı Antalya yolculuğu için kullandığı ANA uçağının masraflarını kim karşıladı?


Kendileri Rixos`ta geceliği 3000 euro olan villada


kalmışlar...


Kalamazlar mı?


Kalırlar...


Peki bu otelin masraflarını kim ödedi acaba?


Başbakan her gittiği yere 41 araçlık konvoyla teşrif ediyor.


Gerekçe güvenlik...


Demek ki öncekiler nasıl korunacaklarını bilmiyorlarmış...


Hadi bu Başbakan`ın aracının haricindeki 40 aracın içinde bulunan elemanların masraflarını devlet karşılıyor...


Acaba Başbakan`ın kaldığı villaların parası nereden çıkıyor?


Mesela Akif Beki bu aralar gazeteci aforoz etmeye ara verip bu soruyu bir yanıtlar mı acaba?


Benim hatırladığım kadarıyla Başbakan ABD`ye resmi gezi için giderken sırf oğlunu görmek için uçağı önce New York`a indirmişti.


Aile ziyareti için yapılan New York- Washington uçuşunun masraflarını kimin karşıladığına yanıt verilmemişti o zaman...


Belki hazır da seçim öncesinde, bir de ekonomik kriz varken bu tatilin açıklamasını yaparlar...


15.12.2008


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 15 Arl 2008, 19:29 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Nihatla Sivrisinek şu anda yayında dinlemek isteyenler radyolarını Alem Fm'e ayarlasınlar... ;)


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 25 Arl 2008, 22:21 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Altınlar nerede?

Maliye Bakanı “nerede bu altınlar” diye kükreyince Meclis’te, benim de kafama takıldı...

Nerede acaba bu altınlar gerçekten?

Aslında yerleri belli...

Bir bölümü hanımefendilerin parmaklarında...

Zaman zaman görüyoruz...

Daha doğrusu gözümüze girecek kadar büyük yüzükler taktıkları için mecburen dikkatimizi çekiyor.

Büyük bir bölümünün Necmettin Erbakan’da olduğunu biliyoruz...

Bunu herhalde Kemal Abi de biliyordur.

Ancak değil kendisinden istemek, affedip devletin iç ettiği paralarını geri almamak için uğraşıyor.

Bir diğer kısım altınlar ise Başbakan’ın oğlunun düğününde toplanmış, ardından yine Başbakan’ın servet artışının nedeni olarak açıklanmıştı.

Sonra yine diğer bir evladının düğünü Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde yapılmış, altınları toplamak için davetlilerin arasında çuvallar gezdirilmişti...

E bir de Suudi Kralı’nın bizimkilere hediye ettiği ama miktarını bir türlü öğrenemediğimiz altınlar var...

Nasıl bir miktarsa bir türlü açıklamıyor ne Başbakanlık ne Çankaya Köşkü...

Bu saydıklarım Kemal Abi’nin aradığı altınların büyük bir bölümünü oluşturuyordur herhalde...

Peki o zaman niye soruyor “altınlar nerede” diye...

Hepsinin yeri belli.

Kesmiyorsa eğer bu kadar altın...

Kalanı Haliç’te...

Zaten o altınların da Japonlar peşinde.



-------------------------------------------------------------------------



Metrobüs...

Metrobüs uzuyor... Uzadıkça mevzuu büyüyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi açıklama yollamış.

Diyorlar ki “Şu anda teslim aldığımız 17 adet Phileas marka metrobüs vardır. Bu araçlarda şanzıman veya aktarma organı değişikliği yapılmamaktadır. Çünkü bu değişiklik garanti kapsamı dışında olur.”

İyi de bu değişikliği firmanın kendisi İstanbul’daki rampaları bu motorla çıkamadığı için yapıyor olamaz mı?

1 milyon 300 bin Euro’ya çaktıkları arabaların varsa bir kusuru düzeltecek tabii.

Can Ataklı’ya bir teknisyen demiş ki “Bu araçlar İzmir gümrüğünden İstanbul’a karayoluyla geldi. O kadar rampa çıktı. Haliç rampasını mı çıkamayacak.”

Peki o teknisyen arkadaş Manisa rampalarını çıkarken yanında 400 kişiyle beraber o araçlarda mıymış?

Hepsini bir kenara bırakalım...

Madem bu 17 araç elinizde...

Madem acayip ekonomik ve faydalı...

Garajda bekletip içinde turşu mu kuruyorsunuz birader?

Ayrıca asıl soruya cevap gelmemiş İBB’den...

Madem E5’in ortasında inşaat yapabiliyordunuz...

Neden havadan giden bir raylı sistem yapmadınız da zaten varolan yolun ırzına geçtiniz?

Bu mudur İstanbul halkına reva gördüğünüz toplu taşıma sistemi?

--------------------------------------------------------------------

Aman doktor, canım doktor

Kriz var mı? Nereden bileceksin kriz olduğunu memlekette?

Boğaz Köprüsü’ne bakacaksın...

Eğer trafik sıkışıksa kriz yok...

Maliye Bakanı öyle demedi mi Meclis’te?

Dedi...

Nereden belli kriz olmadığı?

Kurban Bayramı’nda bütün kurbanlıklar satıldı mı?

Satıldı...

Demek ki kriz yokmuş...

Buna dikkat etmek lazımmış...

Kim dedi bunu?

Memleketin doktoru, Başbakan

Tayyip Erdoğan...

Buradan da anlaşılıyor ki muhteremler kriz olup olmadığını anlamak için makam arabasının camından dışarı bakıyorlar.

Maliye Bakanı toplantıya giderken Boğaz Köprüsü’nden geçiyor.

Tabii o sizin benim gibi trafikte beklemiyor...

Onun için özel olarak ayrılmış emniyet

şeridi var.

Biz enayiyiz, bir tek o uyanık...

Basıp gidiyor sağ taraftan.

Ama o arada camdan bir bakıyor ki

trafik ana baba günü.

“Bu kadar araba trafikte olduğuna göre demek ki kriz yok” diyor yanındakilere...

Demek ki trafiğin onun için kesilen yollardan ve metrobüs eziyetinden karıştığından haberi yok.

Başbakan herhalde bayram tatili için gittiği Antalya’da bakmış makam arabasının camından...

Ona buna fırça atarken “Bayramları tatil yaptılar. Bu kültürel yozlaşmadır” diye kendisi gitmişti ya tatile Rixos’a...

Demek ki o ara Antalya’da kurbanlık göremedi etrafta.

“Bütün kurbanlıklar satıldığına göre kriz yok. Demek ki teğet geçmiş” dedi herhalde yanındakilere.

Peki bu ikisi de dahil acaba kaç tane bakan mesela İzmir Kemeraltı Çarşısı’na gitti son 1 yılda.

1 yıl diyorum bakın, öyle 2-3 yıl değil...

Ya da kaç tane bakan şöyle bir Eminönü’nü, Mahmutpaşa’yı gezip esnafla

konuştu?

Camdan bakınca farklı görünmesi normal.

Ben hep konuşuyorum esnafla, işçiyle...

Hani Başbakan diyor ya “Ben ülkemin doktoruyum” diye...

Esnaf da bana soruyor ha bire...

“Oynatmaya az kaldı, doktorum nerede.”

AKŞAM

--------------------------------------------------------------------

Vekiller KPS’ye girsin...

Asgari ücret belirlenecek birkaç güne...

Devletin kurumu TÜİK bile en az 720 lira olsun diyor.

Herkes merak ediyor ne olacak diye.

Alacakları ücretle ilgili şikâyetçi olanlar sadece asgari ücretle çalışanlar değil ama.

Mesela Meclis Başkanı Köksal Toptan da milletvekili maaşlarından şikâyetçiymiş.

Meğer kamu çalışanları maaş sıralamasında milletvekilleri 30. sıradaymış...

Bu durum çok rahatsızlık yaratıyormuş, hatta milletvekillerine haksızlık yapılıyormuş...

Bunlar TBMM Başkanı’nın sözleri.

Kamu çalışanları maaş sıralamasında 30. sırada yer alan milletvekillerinin maaşı ne kadar peki?

9002 YTL...

En yüksek devlet memuru olan Başbakanlık Müsteşarı ile aynı seviyede.

Ama müsteşarlar ayrıca görev aldıkları kurumlardan maaş aldıkları için maaşları milletvekillerinden fazla oluyormuş...

Terbiyesizliğe bak sen...

Milletvekilinden fazla maaş alan bir kamu çalışanı...

Büyük ayıp...

9002 YTL maaş alan “kamu çalışanı” milletvekillerinin kendilerinden az maaş alan kamu çalışanı “meslektaşları” kimler peki?

Mesela emrinde onlarca askerle dağ tepe operasyona giden, sırtında teçhizatlarla günlerce ailesini görmeden yaşayan bir yüzbaşının aldığı maaş 2000 YTL...

İnsanların canını emanet ettiği, neredeyse 20 yıldır doktorluk yaptığı halde hâlâ öğrenci gibi ders çalışan ve Sağlık Bakanlığı’na bağlı çalışan bir doktorun aldığı maaş 1700 YTL...

9002 YTL maaş alan milletvekillerinin maaşını beğenmeyen TBMM Başkanı’nın bindiği makam aracının değeri ne kadar peki?

1 milyon 200 Bin YTL...

Kriz varmış...

Peh...

Peki madem kamu çalışanları ile kendilerini kıyaslıyor bu vekiller, neden kamu çalışanı olmak isteyenlerle aynı muameleyi görmüyorlar?

Mesela şöyle yapsak...

Tüm milletvekillerini devletin memur almak için yaptığı Kamu Personeli Sınavı’na soksak...

Sizce kaç tanesi 100 üzerinden 50 alır acaba?

Madem kendini kamu çalışanları ile kıyaslıyorsun, önce olabiliyor musun bir onu görelim.


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 29 Arl 2008, 14:31 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Balık koktu...

İstanbul’dan Denizli’ye giden tren raydan çıktı...

9 kişi öldü...

Kazanın sebebi dandik rayların kullanılması çıktı...

Kim ceza aldı?

Kim istifa etti?

Hiç kimse...

İstanbul Zeytinburnu’nda maytap üreten kaçak atölye havaya uçtu...

20 kişi öldü...

Denetimsizlik, rüşvet, aymazlık...

Ne ararsan var içinde.

Tam bir skandal.

Kim ceza aldı?

Belediye, emniyet?

Hiç kimse...

Konya Taşkent’te kaçak Kuran kursu havaya uçtu...

18 kişi öldü...

Çoğu çocuk...

Bina kaçak, kurs kaçak, her şey yasadışı...

Kim ceza aldı?

Hiç kimse...

Alman savcı Almanya’da yaşayan Türklerin parası iç edildi diye dava açtı.

Türklerin parasının peşine düştü yani...

Niye?

Çünkü o Türkler Almanya’da yaşıyor da ondan...

Deniz Feneri patladı...

Almanya’da olanlar ceza aldı...

Türkiye’deki elebaşları için Alman adaleti Türkiye’yi uyardı...

Peki bizim Adalet Bakanı ne yaptı?

“Bana ne” dedi...

Bana ne...

Bütün dünya Siemens yöneticilerinin iş yaptıkları ülkelerdeki bakanlara rüşvet vermesi ile çalkalanıyor.

20 ülkede rüşvet vermişler...

Bu ülkeler arasında Türkiye de var...

Almanya, Siemens’e ceza verdi...

Amerika öyle...

İsmi geçen tüm ülkelerde soruşturmalar başladı.

Peki Türkiye’de ne oldu?

Hiç...

Koskoca Türk adaleti konuya ilgi bile göstermiş değil henüz...

Peki bu koskoca yıl içinde adalet ne yaptı Türkiye’de...

Mesela yılın en büyük davasına baktı en büyük mahkeme.

AKP’nin kapatılma davası...

Davanın görüşülmesinden birkaç gün önce Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa Hukuku ile uzaktan yakından ilgisi olmayan İktisat mezunu başkanı

Haşim Kılıç, kebapçı açılışına gitti...

Tavacı Recep Usta’yı onurlandırdı...

Peki kim oturuyordu yanında?

Abdülkadir Aksu...

Kim o?

AKP’nin en önemli isimlerinden...

Yani davalı davaya bakan hakimle kebap yedi...

O kebapçıdan çıkıp nereye gidecek Haşim Kılıç?

Anayasa Mahkemesi’ne AKP’nin kapatılma davası ile ilgili çalışmaya...

Hani bir laf var balık baştan kokar derler...

Şimdi dön, en baştaki olayları bir daha oku...

Neden böyle oldu diye sorma...

AKŞAM


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 07 Oca 2009, 15:35 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Hepimiz Veyseliz...

Ankara'da doğalgaz abonesi olmak için ne kadar para ödemeniz lazım?

300 dolar...

Bunun fahiş bir fiyat olduğunu Melih Gökçek'in buram buram terlediği televizyon programında öğrenmiştik.

Normalde alınması gereken en yüksek ücret 150 dolar civarındaymış...

Arada Ankaralılara çakılan kazık 150 dolar...

Hatta ne demişti Melih Bey bu fiyatı ortaya çıkaran Kemal Kılıçdaoğlu'na;

'Aradaki 150 doları Ankara için yatırımlara harcıyoruz'

BOTAŞ'a en büyük borcu olan belediye kim?

Ankara Büyükşehir Belediyesi...

Hatta sadece BOTAŞ'a değil tüm kamu kuruluşlarına en büyük borç Ankara tarafından takılmış...

Peki neden aldığı gazın parasını zamanında ödemez bu ağabeyler?

Fatura tahsilat sorunu olsa...

Olamaz...

Çünkü Ankara'daki doğalgaz sayaçları

ön ödemeli...

Yani fatura yok...

Ne kadar ödersen önceden, o kadar yakıyorsun gazı...

Bir de üstüne insanlardan alınan fazladan 150 dolarlar var...

Bütün bunlara rağmen en büyük borç nasıl Ankara'nın oluyor?

Nereye gidiyor bu paralar?

Hiç sıkılmayın sevgili başkentliler...

Ben söyleyeyim size.

Hani Kuğulu alt geçidine girmek için geçtiğiniz ve hemen Rus Büyükelçiliği'nin yanındaki yol var ya...

İşte oraya gidiyor...

Çünkü Ankara Büyükşehir Belediyesi buradan geçirdiği yolu kafasına göre yapıp Ruslardan izin almayınca iş durmuş, Ruslar da kullanılan arazi için kira istemişti...

Her şeyi kafasına göre yapmaya alışkın, hiçbir yargı kararını takmayan Melih Gökçek (bkz. Varolan tüm adli merciler tarafından kullanılması yasak Ankara amblemini inatla kullanmaya devam etmesi vb...) bu yolu da kafasına göre yapınca iş patladı...

Şimdi Ankaralılar kendi şehirlerinde geçtikleri yol için kira ödüyorlar...

O kira nereden karşılanıyor peki?

Doğalgaz aboneliğinde fazladan ödediğiniz 150 dolarlar var ya...

İşte oradan...

Peki bunlar yasal mı?

Değil...

Kamuyu, yani sizi, bizi zarara uğratmak

değil mi?

Evet öyle...

E bunu soruşturacak bir kurum, bir mercii, bir adam yok mu?

Vaaar...

Mesela geçen gün yaka bağır açık basın toplantısı düzenleyip gazetecilere 'Kısa tutunun. Cuma namazına yetişmem lazım' diyen Başkent Doğalgaz'ın eski Genel Müdürü Veysel Karani Demir bu adamlardan biriymiş vakti zamanında.

Ankara Valiliği'nde yerel yönetimlerle ilgili şikayet, araştırma ve soruşturmaları yürütmekle görevli kontrolörmüş bu hazret...

2002 yılında bir gün İçişleri Bakanlığı'na bir ihbar mektubu gelmiş...

Bu ihbarı ciddiye alıp araştıran müfettişler Veysel Karani Demir'in Ankara Büyükşehir Belediyesi ile ilgili 70 yolsuzluk dosyasını inceleyip hepsini akladığını ortaya çıkarmış.

Üstelik bu dosyaların içinde EGO'da gerçekleşen yolsuzluklar da varmış...

Peki bunlar ortaya çıkınca ne olmuş?

Veysel Bey hemen emekliliğini istemiş ve ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde işe başlamış...

7 tane gencecik insanı sadece kontrol edip emin olmaktan üşenen iki salak doğalgaz görevlisi yüzünden kaybedince tanıştık kendisiyle.

Böylece öğrendik ki yıllardır Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde işler böyle yürüyor...

Başbakan'ın açıkladığına göre önümüzdeki dönem de böyle devam etmesi için yine Melih Gökçek aday...

Göreyim sizi Ankaralılar...

Verin makarnaların, kömürlerin hakkını...

Çünkü sizin makarna, kömür karşılığında oy vermenizle Veysel Karani Demir'in yaptığı arasında hiçbir fark yok...

AKŞAM


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Nihat Sırdar Yazıları
İletiTarih: 08 Oca 2009, 15:28 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Ankara'da vatandaş olmak zor iki gözüm...

Ankara'da yaşamak zor... Bir kere can güvenliğin yok... Sokakta bir kavganın ortasında kalsan mesela, silah falan patlaması bir yana, adamlar birbirlerine samuray kılıcıyla saldırıyorlar.

Yani mermi denk gelmese bile kılıç darbesi alma olasılığın var. Hem de bu kılıcı arabasında taşıyıp kavgaya karışanlar bürokratların çocukları...
Belediye zabıtası görsen hemen koşarak uzaklaşman lazım oradan...
Çünkü genelde farklı belediyelerin zabıtaları birbirlerine sopayla saldırıp ortalığı dağıtıyor. Her an bir kalas darbesi alabilirsin.
Kar yağdı mı işin daha da zor Ankara'da...
Yollarda tuzlama yok...
Kaydın gittin...
Akşam televizyonda ana haberde komik görüntüsün...
Diyelim ki bunların hepsini atlattın evine ulaştın.
Üstelik tedbirli insansın. Evine doğalgaz sistemi bağlatırken her türlü önlemi aldın...
Ama senin komşunun sistemi kötü ve kimse denetlememiş onları...
Bastı mı ortalığı karbonmonoksit...
Komşun aradı doğalgazcıları diyelim...
Gelip bir tek onlara bakıyor görevliler...
Sen ne oldun peki arada?
Allah rahmet eylesin...
Hadi çok ballısın zehirlenip ölmedin...
İyi de yine yaşamak çok zor Ankara'da birader.
Doğalgaz aboneliğinde kazık yiyen sen... (Kemal Kılıçdaroğlu kanıtladı)
Su sayacında kazık yiyen sen... (İçişleri Bakanlığı bu alınan para insan haklarına aykırı diye yazı yazmış Ankara Belediyesi'ne)
Şehiriçinde geçtiğin yol için Ruslara ayda 70 bin dolar kira ödeyen sen...
Kızılırmak'tan gelen ne olduğu belli olmayan suyu kullanan sen...
Sen var ya sen...
Çok mübarek insansın sevgili Ankaralı...

AKŞAM

----------------------------------

Valla helal olsun ne güzelde açıklamış bizim durumu. Ankara'da yaşayanlar olarak gurur duyuyoruz bu tabloyla...



Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 62 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ DST ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Git:  
cron
who's online
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO


Valid XHTML 1.0 Transitional