Kemalizm,sözü ilk olarak yurt dışı kaynakların da geçmişti sanırım.Direk kemalizm olarak değil de kemalist olarak geçiyordu.
Kurtuluş Savaşı yıllarında büyük ihtimalle İngiliz yazışmalarında okumuştum(tam olarak hangi devlet yazışmasında olduğunu da bulurum da arşivin içinde kaybolmam biraz toz yutmam lazım)..."Bir avuç çapulcu Kemalist anadolu da bize zorluk çıkarıyor fakat yakın zamanda dağılacaklarından kuşkumuz yok" tarzında bir söylemdi.Yabancı basında dönem itibariyle Anadolunun ateşini yakanlara "kemalistler" tarzında hitaplar kullanmışlardır.Gerçi sonra "çapulcu" kim oldu orası net olarak tarihin sayfalarında yazıyor.
Ben Mustafa Kemal'in öngördüğü ve bir kısmını pratiğe döktüğü düşüncelere sahip çıkan,benimseyen ve kendilerini bu düşünce akımı içerisinde bulan arkadaşların "kemalizm" kavramı altında toplanmaları tarafındayım.Çünkü her ne kadar ideologların konusu olsa da izmler aynı zamanda bir sistematiğin ifadesidir.Yani yaptığı bu sistematiksel çağrışım nedeniyle izmlerden tarafım.
Zaten dünyanın siyasi kavramları ifadesi de genel itibariyle böyle olmaktadır.Google'da aratsanız marxçılık kavramını görürsünüz ama bir çok kaynak bunu marksizm olarak kullanır.Marxçılık yok denecek kadar azdır.Aynı şekilde düşünürsek hemen üstte verdiğim teze anti tez üretebiliriz.Örneğin maoculukta çok kullanılır maoizm/maoist..Net bir şey yok.
Ama örneğin bu konuda ülkemizde ki yayınlara bakalım.
Ahmet Taner Kışlalı "Kemalizm Nedir?" adlı çalışmasında "Bazılarının ileri sürdüğünün tersine kemalizmin ideolojisi vardır ama "öğreti"si ( doktrini ) yoktur." böyle bir cümle sarfetmiştir.
Kışlalı'nın bu görüşüne muhalifim.Çünkü ideolojileri siyasal konjönktürün getirdiği süreçlere göre uygulanan düşüncelerden ayıran doktrinleridir.Yani bana göre 6 ilke Kemalizmin doktrinleridir.İdeolojinin özünü oluşturan bu temel ilkelerdir.Bunun dışında kalan Mustafa Kemal'in görüş ve/veya politikaları dönemsel bir nitelik taşıdığından doktrin değildir ve değiştirilebilir.Her ideoloji de bu tipte benzer öz doktrinler üzerine oturtulurak bir sistematik kazandırılır.Fakat doktrinler dışında ki düşünceler dönemden döneme değişiklik gösterin.Örneğin; Cumhuriyetçilik Kemalizm'in doktrinlerinden biri değilse bu demektir ki cumhuriyetçilik ilkesini çekip aldığınız da Kemalizm bozulmaz.Ben böyle bir görüşe katılmıyorum.
Kemalizm/Atatürkçülük konusunda bir çok teze karşı anti tez üretilebilir.Öyle de olmaktadır zaten.Çünkü anlamları muallak kalmıştır.Fakat ülke çapında ki kaynaklar arasında Mumcu sonrası en güvendiğim yazarlardan birisi de
Attila İlhan'dır."Hangi Atatürk" kitabında ve Cumhuriyet Gazetesinde ki "Kemalizm" içerikli makalelerini konu ile ilgili olarak gözden geçirilmeye değer bulurum.
Hatta konuyla birebir alakalı olmasa da
Falih Rıfkı Atay'ın eserleri de döneme ilişkin ilkeleri,Mustafa Kemal-İnönü arasında ki farkları ve doğurduğu neticeleri anlatmıştır.Bu anlatım içerisinde düşünceler nasıl doğdu sonradan nereye vardı ve bunların vardığı yerin iyi yada kötülüğünün sorumlusu kimlerdir gibi soruları satır aralarında bulabilirsiniz.
Kendimizi "Kemalist mi Atatürkçü mü" tanımlamalıyız gibi bir soruya her iki tanımdan farklı bir tanım ile kendini özetleyen olarak haricinizde girdim ama idare edin