"Alıcınızın ayarıyla oynamayınız, bizzat en incesini yaparız.."

Kullanıcı:
Parola:

Hatırlasın mı?
Sadece Anasayfa üzerinden hızlı giriş yapılabilir.
Kayıt Ol Pano Kılavuzu



Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 91 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Re: Kitap Tavsiyeleri
İletiTarih: 31 Arl 2008, 16:38 
Yaşa Mustafa Kemal Paşa!
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Oca 2008, 21:26
İleti: 2484
Konum: Ankara
Cinsiyet:
Bu sıralar kitap okumayı azalttık iyice :( tekrardan eski hızımıza dönmek lazım, en yakın zamanda "Denizler İdama Giderken'i" bulup okuyacağım.





Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Kitap Tavsiyeleri
İletiTarih: 15 Oca 2009, 12:51 
İsim Baba'mız
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Ekm 2008, 12:30
İleti: 45
Konum: İnce Ayar Enstitüsü
Cinsiyet:


    Orijinal adı / dili: Les Croisades Vues Par Les Arabes / Fransızca
    ISBN: 975-545-092-0
    Sayfa sayısı: 357
    Ebat: 11.5 x 19.5 cm
    Orj. Yayın tarihi: 1983
    Yayın tarihi: Ekim 1997
    2. baskı: Nisan 1998
    Çevirmen: Mehmet Ali Kılıçbay


    Arka Kapak Tanıtımı:
    Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri, iki yüzyıl (1096-1291) süren Haçlı Seferleri'ni ve Orta Doğu'daki Frenk işgalini anlatırken bu bölgenin güncel durumuna da ışık tutuyor. Sanki değişen hiç bir şey yok! 1096 yılında başlayan seferlerde Türk, Kürt, Arap emirlerinin kişisel eğilimlerini, kültür yapılarını, zaaflarını görüp, Haçlılar'ın Orta Doğu'da iki yüzyıl kalışlarının hikmetini anlıyoruz. O günkü çekişme ve sürtüşmeler günümüzde de aynı kısırlıkla sürdürülmektedir.

    Haçlı Seferleri'nden sonra Müslüman dünyası kendi üzerine kapanmış, hoşgörüyü unutmuş ve kısırlaşmıştır. Bunun sonucu marjinalleşmiş ve sanki dünyanın yörüngesinden çıkmıştır. Buna karşın Frenkler yani Avrupalılar gelişmenin kapılarını açarak Modern Çağı yakalamıştır. Barbar olarak tanıdığı, yerdiği ama o zamandan bu yana dünyaya egemen olmayı başaran Frenklerden hem büyülenen hem de korkan Arap dünyası, Haçlı Seferleri'ni gerilerde kalmış bir geçmişin bir dönemi olarak kabul etmeyi başaramamaktadır. Araplar ve genelde müslümanlar yedi yüzyıl önce bitmiş olması gereken olaylardan günümüzde de etkilenmeyi sürdürmektedirler: "Modernizm", ötekinin yani Frenklerin ürünüdür, öyleyse modernizm reddedilerek dinsel ve kültürel kimlik korunacaktır!

    Amin Maalouf'un Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri, konun uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Kılıçbay'ın çevirisi ile, yedi yüzyıllık bir geçmişe, geçmişin gerçeklerine ve yanılsamalarına ve günümüzün saplantılarına ışık tutuyor.

    Ondan fazla yabancı dile çevrilen Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri televizyona uyarlandı.





Çok beğendiğim zengin ama yalın bir Türkçe'ye sahip güzel bir bilgi dağarcığı. Kurgu sadece paralel hikayelerin birleştirilmesi şeklinde var. Dönemin tarihyazarlarının (vakanüvislerinin) kaynakları ana kaynakçayı oluşturuyor. Esaret dönemi ile cesaret dönemlerini alt alta toplamaya çalışmaması ve ayrı ayrı analiz etmesi de kitabın nesnelliğinin bir simgesi olarak parıldıyor. Çok beğendim; tarihseverlerin ve bugünün Ortadoğu'sundaki çıkar kavgalarının sadece dış mihraklara bağlayanların kesinlikle okumasını öneririm.

_________________
Ne sağ, ne sol, ne milliyetçi, ne devrimci, ne siyasi, ne dinsel, ne töresel...
Sadece Vatandaşlık Hakkı...
555K: 5. ayın 5. günü saat 5'de Kadıköy'de...


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Kitap Tavsiyeleri
İletiTarih: 16 Oca 2009, 03:20 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 18 Arl 2008, 14:00
İleti: 99
Cinsiyet:
E.C.R. yazdı:
Darağacında Üç Fidan-Nihat Behram


Kitap, daha çok Denizler'in asıldıkları dönem ve olaylar üzerinde duruyor. Hukukun nasıl hiçe sayıldığını gerek yazardan, gerek Denizler'in avukatlarından, gerekse o dönemi yaşamış olan diğer avukatlardan öğreniyoruz. Okumayanlara tavsiye edilir. Denizler'i ve diğerlerini asla unutmayacağız. Onların ölümünde parmağı olanları büyük bir kinle lanetliyoruz.

Şimdi de Ahmet Ümit'in Bab-ı Esrar'ını okuyorum. Çok güzel gidiyor.


Bir solukda okuyacağınız bir kitap ben bir gece de bitirmiştim hele ki son sayfaları çok karışıl duygular içinde okudum.Sanki olayı yaşıyorsunuz.


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Kitap Tavsiyeleri
İletiTarih: 16 Oca 2009, 12:00 

Kayıt: 26 Ekm 2008, 00:20
İleti: 1127
Cinsiyet:
iyi de son 50 sayfası hukuki gelişmeleri anlatıyor aşırı teknik bir dille...


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kitap Tavsiyeleri
İletiTarih: 16 Oca 2009, 12:13 
Global Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Ekm 2008, 23:56
İleti: 1053
Cinsiyet:

Gizliajans herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir roman.. Uzun zamandır böyle bir solukta bitirdiğim, bittikten sonra hala tadını damağımda hissettiğim, bu denli güldüğüm ve de aşkı böylesine güzel tasvir eden bir romanla karşılaşmamıştım.. Alper Canıgüz'e bir kez daha hayran kaldık, keşke daha sık kitabı çıksa da doya doya okuyabilsek..

_________________
2008/2009 Sezonu Şampiyonu BEŞİKTAŞ: http://vimeo.com/5415611


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Kitap Tavsiyeleri
İletiTarih: 16 Oca 2009, 13:24 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 18 Kas 2008, 14:33
İleti: 498
Konum: Lost
Cinsiyet:


Adam Fawer çok iyi bir yazar. Adam felsefeyi, fiziği, bilinç ve altını, CIA, FBI'ı çok iyi kullanmış bu romanında. Başarılı bir roman olmuş. Lakin bir Olasılıksız kadar iyi değildi. Özellikle Olasılıksız'daki o heyecan, o merak, o aksiyonu burada hissedemedim/bulamadım. Gene de sağlam bir kitap olduğunu kabul ediyorum.

_________________


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Kitap Tavsiyeleri
İletiTarih: 20 Oca 2009, 21:34 
Global Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Ekm 2008, 23:56
İleti: 1053
Cinsiyet:
Empati'yi ben de bu hafta bitirebildim.. Aslında kitabı alalı nerdeyse 6 aya yakın olmuştu, ama bekleyen başka kitapların olması ve Empati'nin uzunluğundan dolayı sürekli erteledik.. 2 hafta önce başlayıp 200 sayfa kadar okudum, ama yine araya zaman girdi istemdışı olarak.. Bu hafta da kalanını okudum, ama sürekli ilk kısımlara dönüp tekrar tekrar bakarak, adeta ders çalışır gibi :)
Zira yazar şunu yapmış, birçok yabancı filmden aşina olduğumuz "gelecekten bir kesit sunup, sonra olayların başına dönmek" tarzıyla anlatmış olayları.. Lakin bu gelecekten sunulan kesit öyle birkaç sayfa falan değil, yaklaşık 150 sayfa! Onu bitirip kafa iyice karıştıktan sonra olayların geçmişini öğrenmeye başlayınca herşey yerli yerine oturmaya başlıyor, ama benim gibi araya zaman sokarsanız işi çok zorlaştırırsınız.. Okumayı düşünen varsa şöyle 3 gün üstüste boş vakti olduğunda falan başlasın, o arada bitirir zaten ;)

Romanın içeriğine gelince, pek anlatamayacağım çünkü bu da Olasılıksız gibi içinde binbir türlü konuyu barındıran bir roman, yine sürükleyici bir film izliyor duygusunu veriyor, yine çok öğretici.. (Mesela ben okullardan bildiğimiz tanıdığımız Edison'un puşt olduğunu öğrendim bu romanda! :D) Kitabın sonu da şaşırtıcılığı bakımından gerçekten vurucu olmuş..
Ha, genel olarak Olasılıksız mı Empati mi diye sorulsa Olasılıksız'ı daha iyi buldum diyebilirim, ama o kitap zaten Da Vinci'nin Şifresi'nden bile daha iyiydi bana göre, bu da Empati'nin kalitesi hakkında ipucu verir heralde.. Hele kitabın sonlarında Olasılıksız'ın kahramanı David Caine'ye yapılan atıf çok hoştu :)
Bu iki kitaptaki karakterlerin biraraya geleceği 3. bir kitap çıkacağı söylentileri dolaşıyor, gerçekleşirse muhteşem olur valla.. Zaten yazarın bu kitabını piyasaya sürdüğü ilk 3 ülke arasındaymışız, burdaki satış rakamlarını yazar duyunca "Türkiye'de bu kadar takip edildiğimi bilmiyordum" demiş ve Empati'de bir ilki gerçekleşip daha dünyada İngilizce baskısı çıkmadan burda Türkçe'si çıkmış! Bundan sonraki kitap ne zaman gelir, henüz bir şey duymadım ama yine böyle olmasını umuyorum..
Sonuç olarak görünen o ki, Adam Fawer yazdığı müddetçe takip etmekten vazgeçemeyeceğimiz bir yazar olacak...

_________________
2008/2009 Sezonu Şampiyonu BEŞİKTAŞ: http://vimeo.com/5415611


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Kitap Tavsiyeleri
İletiTarih: 21 Oca 2009, 11:24 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 18 Kas 2008, 14:33
İleti: 498
Konum: Lost
Cinsiyet:
Araya zamanın girmesi kötü oluyor. Bazı şeyleri unutuyorum. Bu yüzden elimden geldiğince araya zaman sokmamaya çalışıyorum. Gündüzleri okuyamasam da geceleri uyumadan evvel muhakkak bir on sayfa okurum.

O gelecekten bir kesit sunup geçmişe dönmesine bayıldım ben zaten. Filmlerde de böyle yapılınca daha zevkli oluyor. Bu açıdan kitabın kurgusu iyiydi.
Edison'un bu kadar puşt olabileceğini hiç tahmin edemezdim ben. Hele rakibinin olduğunu ve sürekli rekabet içinde olduklarını da ilk kez bu kitaptan öğrendim. Canım eğitim sistemimiz... Öğrenciye sadece yaptığı bazı buluşları öğretiyorlar. Adamın karakterine vs değinilmiyor.
Neyse... Ben Caine'in olduğu bölüme hiç dikkat etmemişim. Hatta sen söyleyene kadar da kitapta Caine'den bahsedildiğini bilmiyordum. Nasıl okumuşsam artık kitabı? Neyse birazdan tekrar bakarım kitabın sonlarına. Merak ettim şimdi. Herhalde okurken kafama dank etmediğinden dikkat etmemişim Caine'e atıfta bulunulan bölüme.


Ben yeni kitabı çok uzatmadan yazmaya başlayacağını (belki başlamıştır) ve piyasaya süreceğini düşünüyorum. Empati de Olasılıksız'dan 2 sene sonra çıkmış. 2010 baharında yeni kitap piyasaya sürülür ve hem Olasılıksız hem de Empati'yle bağlantılı olursa muhteşem olur. Zaten Empati'nin devamının gelebileceğini düşünüyorum.

_________________


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Kitap Tavsiyeleri
İletiTarih: 24 Oca 2009, 15:10 
Olasılıksız ile Empati' yi ben de tavsiye edecektim ama biraz geç kaldım sanırım (:

o zaman ben de bi türlü okuma fırsatı bulamadığım , okumayı deliler gibi istediğim ;

Randy Pausch - The Last Lecture (Son Konuşma) adlı kitabı önereyim

bu kitabın yazılışı beni en çok etkileyen faktör ... isteyenler varsa bir özet geçebilirim bu konuda


Sayfa başı
  
 
 İleti başlığı: Re: Kitap Tavsiyeleri
İletiTarih: 24 Oca 2009, 16:06 
Global Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Ekm 2008, 23:56
İleti: 1053
Cinsiyet:
Memnun oluruz BLUE-EYES ;)

_________________
2008/2009 Sezonu Şampiyonu BEŞİKTAŞ: http://vimeo.com/5415611


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Kitap Tavsiyeleri
İletiTarih: 24 Oca 2009, 17:26 
Öncelikle bu kitap ve bu yaşantı Randy Pausch un birebir kendi hayatıdır...bir öykü hikaye değildir. gerçektir.
kitabın ismi "The Last Lecture (Son Konuşma)"
kitabın yazarı Randy PAUSCH , 1960 doğumlu , Amerika'nın en ünlü Bilgisayar Bilimleri Profesorü..Yaşantısında EA Sports, Google, Disneyland gibi Dünyaca tanınmış firmalar için çalışmalarda bulunuyor..

kitabın konusuna ise şoyle girmek istiyorum ; Randy PAUSCH a henüz 46 yaşındayken yani 2006 da kendisine pankreas kanseri teşhisi konuyor ve bir tedavi sürecine giriyor fakat zaman ilerledikçe 2008 yılına geldiğimizde doktorlar kanserin tüm vucuda yayıldığını , ölümcül bir hale geldiğini ve önünde 3 aylık ömrü kaldığını soylüyorlar..
Randy Pausch aynı zamanda 1,2 ve 5 yaşlarında üç çocuk babası...bu kötü haber üzerine çocuklarını karşısına alıp konuşmak için onların çok küçük olduğunu ve onlara verilebilecek en iyi mirasın , onlar için gelecekte babalarını izleyebilecekleri bir "Konuşma" video su olabileceğini düşünüyor... ve bu "Son Konuşma" gerçekleşiyor..

Rand Pausch 2008 in 25 Temmuz'un da vefat ediyor ...

tüm bunlar Randy PAUSCH hakkında özet bilgiler ve şimdi ise kitaptan, ve bu olayın gerçekliğinden aşağıda yaptığım alıntılarla bahsedeceğim ;


-------------------------------------------------------------------------------------

"Önemli olan kaybetmeniz veya kazanmanız değil, nasıl oynadığınızdır."
— Randy Pausch

-Pankreas kanseri, 3 ay ömür biçilen dünyaca ünlü 46 yaşında bir bilim adamı;
Ama her şeyden önce 1,2 ve 5 yaşlarında üç tane çocuğu olan ve onlardan -hele de şimdi-hiç ayrılmak istemeyen
son derece duygusal bir baba;
Gelecek yirmi senede çocuklarına öğreteceklerini, günün birinde onların sahiline vuracak bir şişeye sığdırmaya çalışıyor.
İşte böyle bir adamın bütün dünyaya ve en başta da çocuklarına miras bırakılmak üzere, yaşamla ilgili-evet ölümle değil, yaşamla ilgili-çocukluk hayallerimizle ilgili, hayatımızdan sonuna kadar tad almayla ilgili, dostluklarla ilgili, sevgiyle ilgili, kısacası yaşamın tam da kendisiyle ilgili üniversite kürsüsünden yaptığı Son Konuşma.

"...Çocuklarımın bana dair hiçbir anısı olmayacağının farkındayım. Bir ressam olsaydım, onlar için resim yapardım. Bir müzisyen olsaydım, onlar için şarkı bestelerdim. Ama ben konuşmacıyım. Ben de konuştum. Çocuklarım için konuştum. Yaşamın güzelliğini ve her ne kadar benim için az kalmış olsa da, yaşamı ne kadar takdir ettiğimi anlattım. Dürüstlük, doğruluk, minnet ve el üstünde tuttuğum diğer değerler hakkında konuştum.

"...Sahip olduğunuz tek şey zaman.
Ve bir gün, düşündüğünüzden daha az zamanınız olduğunu fark edebilirsiniz. Bu yüzden başkasının değil
kendi hayatınızı yaşayın. Başkalarının düşüncelerinin değil,
kendi kalbinizin peşinden koşun.”

------------------------------------------------


Pek çok profesör üniversitedeki kariyerini noktalarken son derslerinde `Son Konuşma` başlıklı konuşmalar yapar. Belki birine denk gelmişsinizdir. Üniversite kampuslarında bu yaygın uygulamadır...Fakat Randy PAUSCH u buna iten sebep; henüz 48 yaşında iken kariyerini noktalama isteği değil , onu bekleyen Ölüm Gerçeğidir.. Bu son konuşmalarda O konuşmayı yapacak olan profesorlerden ölümlerini düşünmeleri ve onlar için en önemli şeyin ne olduğunu bulmaları istenir. Ve onlar konuşurken, dinleyiciler ister istemez aynı soruya kapılır: Son şansımız olduğunu bilseydik, dünyaya hangi gerçeği bildirmek isterdik? Yarın ölecek olsaydık, neyi miras olarak bırakırdık?

----------

ABD`deki Carnie Mellon Üniversitesi Bilgisayar Bilimi Profesörü Randy Pausch, yukarıda kendi sorduğu soruyu şöyle yanıtlıyordu: `Pankreasımda 10 tane tümör var. Hayallerimin kadınıyla evliyim. Her ne kadar kendim için üzülecek yeterince sebebim olsa da bunun onlara da bana da bir faydası olmazdı. Çocuklarıma gelecek 20 yılda öğretebileceklerimi, bu kısa zamanda nasıl öğreteceğim? Şimdi onlar, bu tip konuşmalar için çok küçükler. Tüm anne ve babalar, çocuklarına doğruyu yanlışı, önemli olduğunu düşündüğümüz şeyleri ve yaşamın getireceği zorluklarla başa çıkabileceğini öğretmek adına, bizim yaşamımıza dair bazı öyküleri bilmelerini isteriz.`

-----

Pankreas kanserine yakalanan ve çok kısa bir ömrü kalan Prof. Dr. Randy Pausch, üniversite kürsüsünden son konuşmasını(son dersini) yaptığı sırada salonda 400 öğrenci vardı. Onlara ölümden değil, hayattan bahseden bir konuşma yaptı. Çocukluk hayallerin nasıl gerçeğe dönüştürülebileceğini anlattı. Bir buçuk saatlik konuşması Youtube`da tıklanma rekoru kırdı. Videoya alınan konuşması gelecek yıllarda çocuklarına miras kalacaktı. Profesörün kürsüdeki anlattıkları Son Konuşma adıyla kitaplaştırıldı. Kitap çıktıktan sonra Profesör Pausch, 25 Temmuz`da hayata gözlerini yumdu. Geride sadece yazdıkları ve konuşması kaldı... O kitaptan küçük bir özet...

BÜYÜK DÜŞÜNÜN

"İnsanoğlu Ay`a 1969 yazında ayakbastı, ben sekiz yaşındayken. O zaman, hemen her şeyin mümkün olacağını anlamıştım. Eğer hepimiz, tüm dünya büyük hayaller hayal ederse, her şey mümkündü. Ay`a insan göndermek için harcanan paranın dünyadaki yoksulluk ve açlıkla savaşmak için kullanılabileceği tartışmalarını anlıyorum. Ama bakın, ben, ilhamı nihai bir iyilik aracı olarak gören bilim adamıyım. Kendinize hayal etme izni verin. Çocuklarınızı hayallerle doldurun.

Ben her zaman, kararlı bir insanı, açıkgözlü bir insana tercih ederim. Çünkü açıkgözlülük kısa sürer, kararlılık ise uzun. Kararlılık, son derece hafife alınıyor. Açıkgözlü sizi yüzeydekilerle etkilemeye çalışırken, kararlı işi kökünden halleder.

Annem her zaman bana `Randolph` der. Annem, ekonomik krizin olduğu dönemde, Virginia`da küçük bir çiftlikte büyümüş. Randolph ismini seçmesinin nedeni, klas bir Virginialı isim olduğunu düşünmesiymiş. Ve belki de bu yüzden ben bu ismi reddettim ve terk ettim. Kim böyle bir isim ister? Ama yine de annem ismi korudu. Ergenlik çağına geldiğimde, ona karşı çıktım. `Bana isim koyma hakkının, benim kendi kimliğime sahip olma hakkımı alt ettiğine mi inanıyorsun?` diye sordum. `Evet, Randolph, öyle` dedi. Üniversiteye başladığımda, bu isimden fenalık gelmişti. Bana `Randolph Pausch` adına yazılmış mektuplar gönderirdi. Zarfın üzerine `Burada bu isimde biri yok` yazıp açmadan geri gönderirdim. R. Paush adına göndermeye başladı. Onları açıyordum. Ama sonra telefonla konuştuğumuzda eski haline dönüyordu. Şimdi yıllar sonra pes ettim. Annemi öyle konularda takdir ederim ki, eğer yakınımda olduğu zamanlarda, beni gereksiz bir `olph` ekinin yükü altına sokmak istiyorsa, ben de onu taşımaktan mutluluk duyarım. Hayat çok kısa. Nasılsa, zamanın geçmesi ve hayatın karşımıza çıkardığı bitiş tarihleriyle, teslimiyet, yapılacak doğru şeye dönüştü.

Çoğu insan, hayatını sorunlarından şikayet ederek geçirir. Ben her zaman şuna inanırım; şikayet etmek için harcadığınız enerjinin onda birini sorunu çözmeye harcasaydınız, işlerin ne kadar düzeldiğine şaşardınız. Şikayet etmek, bir strateji olarak işe yaramaz. Hepimiz sınırlı zaman ve enerjiye sahibiz. Sızlanmakla geçirdiğimiz her saniye, bizi hedeflerimizde o kadar uzaklaştırır. Ve mutsuz eder."


uzun bir yazı olduğunu biliyorum fakat umarım iyi özetlemişimdir ve bu özetle birlikte sizde de bu kitabı merak hissi uyanır...
Randy Raush un bu yaşadıkları ve yaşama karşı başı dik yürüyüşü tüylerimi diken diken etmişti ilk denk geldiğimde :(


Sayfa başı
  
 
 İleti başlığı: Re: Kitap Tavsiyeleri
İletiTarih: 26 Oca 2009, 15:53 
Global Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Ekm 2008, 00:35
İleti: 741
Cinsiyet:
Gölgesizler - Hasan Ali Toptaş

Hakan Karahan'ın kitabı beyazperdeye aktaracağını duyduğumdan beri merak ediyordum. Film vizyona girmeden bitirdim kitabı, iyi oldu. Standart Türk yazarlardan farklı bir anlatımı var Toptaş'ın. Varoluş yokoluş üzerine bir anlatım, bir hayli de karanlık. Filmde bu karanlığın etkisi daha çok olacaktır tabii, fragmanlarda gördüğüm kadarıyla o ortamı iyi yakalamışlar.

_________________


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Kitap Tavsiyeleri
İletiTarih: 26 Oca 2009, 17:04 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 18 Kas 2008, 14:33
İleti: 498
Konum: Lost
Cinsiyet:
Bir Ses Böler Geceyi-Ahmet Ümit
Ahmet Ümit'in bir diğer öykü kitabı. Bu kez tek bir öyküden oluşuyor kitap. Kitap, Süha'nın cemevinde bir ölüye yapılan haksızlığı soran babanın ekseninde kendi hayatını, Alevi tarafını sorgulaması, kendisi ve sofusu arasında geçen konuşmaları hatırlaması, 60'lara, 70'lere dönüp o dönemlerde yaşadığı olayları düşünmesi üzerinde duruyor.
Etkileyici bir öyküydü. Bir yandan Alevilik, Hz.Ali, Alevilerin kültürleri hakkında bilgi verirken, bir yandan da 60'lı, 70'li dönemlere dönüp o dönemlerde Süha'nın başından geçen olayları etkileyici ve çarpıcı bir biçimde anlatıyor.

Mod.Notu (Carlito) : Yazının rengini değiştirdim, siyah olan temada okunmuyordu, farklı temalar olduğunu unutmayalım ;)


_________________


En son E.C.R. tarafından, 02 Ağu 2009, 11:42 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.

Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Kitap Tavsiyeleri
İletiTarih: 04 Şub 2009, 21:24 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 18 Kas 2008, 14:33
İleti: 498
Konum: Lost
Cinsiyet:
İstila-Dean Koontz



Adın da anlaşılacağı gibi dünya dışı varlıkların gezegenimizi istila etmeleri anlatılıyor. Kitabı salt aksiyon bekleyenlere önermem şahsen. Dean Koontz iyi bir yazarmış. İlk okuduğum kitabı bu oldu. Ama şahsen beğenmedim bu romanı.
Aslında kitap güzel başlıyor, iyi de ilerliyor. Ama hep beklediğimiz o "istila" sahnesi bir türlü gelmiyor. Gelince de hemen geçiştiriliyor. Açıkçası n'olduğunu anlamadım. Çok ruhsuz ve soğuk anlatılmış olaylar.

_________________


En son E.C.R. tarafından, 02 Ağu 2009, 11:44 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.

Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Kitap Tavsiyeleri
İletiTarih: 05 Şub 2009, 00:48 

Kayıt: 03 Şub 2009, 22:42
İleti: 49
Cinsiyet:


Kerim Korcan'ı tanımama neden oldu.Adı üstünde Tatar Ramazan ama sadece burada 90 sayfada Tatar Ramazan hikayesi var.Diğerleri farklı hikayelerden oluşuyor.Neyse 90 sayfalık bölümde Tatar Ramazan Sürgünde kısmı var.Kitapla neredeyse birebir aynı denilebilir sadece sonu biraz farklı.Birincisini bulamadım ama diğer hikayelerde fena sayılmaz.Benim için İmparatorluğu anlatan güzel cümlelerden biride bu kitaptadır.

Osmanoğlu kazan kaynatmış, Ali koca padişah askere yemek ulaştırmış, işin aslı lokmadır lokma.




Fuarda almıştım özellikle satan arkadaş tavsiye edince alayım dedim.Şanslı yanım Baba filmini küçükken izlemiş olmam ve ayrıntıları hatırlamamam.Kitap Baba Serisinin 1-2 'sini anlatıyor.3.bölüm zaten sonradan Mario Puzo ve yönetmen tarafından eklenmiş.Film izleyenlere tavsiye etmem ama ilk sahnede babaya gelen şarkıcının hayatını 40 sayfa anlatıyor.Onla ilgili ayrıntılar mevcut.Ayrıca Michael'in Sicilyaya kaçmasının ayrıntıları anlatıyor.Filmde korkulan Luca Brasi'nin nasıl bir hayvan olduğunu anlaşılıyor.Francis Copollo filmin baş kahramanı kim sorduğunda Michael Carleonedir demişti.Çünkü bu adamın değişimini anlatıyor ...vs.Ama kitapta ise kesinlikle Vito Carleonedir ve okuyunca çok daha iyi anlıyorsunuz.Sadece kitap okumak için tüyo vermeden sebep vermek istedim.Birde buda benden olsun sanırım filmde bu replik yoktu.

"Zafer dışında herkes zaferi sever" Tom Hagen



Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 91 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ DST ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Git:  
cron
who's online
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO


Valid XHTML 1.0 Transitional