Bu arada daha yeni gözattım diziye, daha ilk bölümden bu kadar kötü olacağını düşünmemiştim, sahneleri atlaya atlaya izledim.. Herhalde tek güzel tarafı ilk sahnesiydi, Elif'in resminin gösterildiği sahne..
Köşk sahnesi tam komediydi, koymuşlar oraya bir Abdullah Gül klonu, anlatmak istedikleri nedir bence artık kendileri de şaşırdılar

Bu durumda ya cumhurbaşkanı hain demek istiyolar, ya da İskender aslında hain değil

Benim en çok sinirimi bozan sahne restorant sahnesiydi, neydi o öyle ya! İlk defa ciddi anlamda bir sahnede nefret ettim Polat'tan! Bu kadar modern, kültürlü, zeki bir karakteri nasıl bu kadar kıro bir herif haline getirebildiklerine inanamıyorum.. Nolur ulan kadın ödese hesabı, erkekliğin mi gider? Bu ne ezikliktir, böyle mi ispatlayacaksın delikanlılığını? Bir an kız git diyerek rest çekince umutlandım, Polat hatasını anlayacak sandım ama nerdee, güya Polat rest çekince kız yelkenleri suya indirdi, bir de kızı peşine düşürüp haklılığını ispat etti kahramanımız! Tüküreyim senin gibi delikanlıya ben!
Dizinin ilk zamanlarında mantığa uygun bir şekilde düşmanlarına karşı onlar gibi ağır, mafyavari davranan, ama Elif'in, ailesinin hatta Çakır'ın kardeşi Derya'nın yanında olduğu gibi hareket eden, gülen, espri yapan, kıro gibi davranmayan bir Polat vardı.. Şimdi sadece dışarda değil, yakınlarının yanında da ağır abilik taslıyor!
Nazife Ana gibi bir kadını dahi nefret edeceğimiz bir noktaya getirmeleri konusuna ise hiç girmek bile istemiyorum..
Bir diziyi, başrol karakteri ile birlikte tepeden alıp yerin dibine sokmak nasıl olur, bir dizinin içine nasıl edilir, KV'den iyi örnek gösterilemez dünyada! Aferin Raci, aferin Bahadır.. Kendi acınılası yaşam tarzınıza ve çağdışı kafa yapılarınıza göre şekillendirin diziyi, sayıları ne kadar çok olsa da bir o kadar niteliksiz, şakşakçı, aptal sürüsüne hitap edersiniz ancak...